“Annesi, onu askere gönderirken iki elini açıp açıp dua etmiş, bir yandan da dizlerine vura vura çırpınmıştı. Anadolu'nun analarının hali asırlardır böyleydi. Bin bir çileyle büyütülen çocuklar, denize atılan taşlar gibi cephelere sürülüyordu.”
“Oğul.." dedi ihtiyar bir ana, cesaret saçan sesiyle. "Benim iki yavrum cephede düşmanla dövüşüyor, erim Balkan Savaşı'nda şehit oldu. Bundan böyle beni de nefer bilin. Öküzlerimizi süreriz, kağnılarımızı çekeriz, o da yetmezse sırtımızda taşırız. Haktan gelen Hakka döner, bir canımız var," dedi.
"Analar, atalar, bacılar... Türk ordusu sizin ordunuzdur. Evladınızı giydirir gibi giydirin onu, kundaktaki yavrunuzu besler gibi besleyin! Göreceksiniz muvaffak olacağız."