Ömür Kurt

Ömür Kurt

Yazar
8.4/10
18 Kişi
·
32
Okunma
·
0
Beğeni
·
1.176
Gösterim
Adı:
Ömür Kurt
Unvan:
Gazeteci,yazar
Doğum:
Samsun, 1982
3 Nisan 1982 yılında Samsun’da doğdu. İlk ve orta öğrenimini Yalova’nın Çınarcık ilçesinde tamamladı. 2005 yılında Gazi Üniversitesi İletişim Fakültesi Radyo-Televizyon ve Sinema Bölümü’nden mezun oldu.
Asomedya dergisinde yayın editörlüğü, Anayurt Gazetesi’nde köşe yazarlığı yaptı. Zwana, İki Nokta, (+) Düşünce, Zemheri Edebiyat gibi dergilerde yazıları yayımlandı. 2005 yılında “Dehlizler İçinde” isimli ilk şiir kitabını “Duman Yayınları”ndan Ömür Kurt’un “Sensiz” ve “A” isimli şiirleri “Osmaniye Şiiri Özendirme Ödülü” aldı.

Kısa film alanında, Döngü, Sinemada İnecek Var, Sil Baştan ve Çakıl Taşı isimli kısa filmlerin yönetmenliğini yaptı. Sokak çocukları konulu “Çakıl Taşı” isimli kısa filmi birçok festivalde gösterildi ve 2006 yılında 5 bin adet film kopyası yapılarak okullarda izletildi. Bunun yanında, Ankara Emniyet Müdürlüğü ile ortak yürütülen bir proje ile film, 1 ayda 11 bin kişiye ulaştı. Ayrıca, Seyyah dergisinde Genel Yayın Yönetmenliği ve Sanat Yönetmenliği görevlerini de üstlenen Ömür Kurt, senaryo ve öykü ve şiir çalışmalarını da sürdürmektedir.

Eserleri:

Kitap:

Dehlizler İçinde (Şiir-2005)

Film:

Döngü (Kısa Film-2004)
Sinemada İnecek Var (Kısa Film-2005)
Sil Baştan (Kısa Film-2005)
Çakıl Taşı (Kısa Film-2006)
Semum (Sinema Filmi – Yönetmen Yardımcısı/Post Prodüksiyon Sorumlusu-2008)
Tokat Emniyet Müdürlüğü (Kısa Tanıtım Filmi-2008)

Öykü:

Gelincikler Çabuk Solar

Deneme:

Düş-ün-ce

Senaryo:

Ar Pun Şet (Güz)
Hoşçakal Nasreddin Hoca
Face'de 20 dakikalık bir belgesel ya da en az 4 dakikada okunacak bir makale paylaşıyorum. İlk saniyede 'beğen' tıklanıyor. Bu Zuckerberg'in 'beyin boşaltma' operasyonunun başarısına işaret.
'Beğen' tıkla rahatla...3 kelimeden fazla okuma!' operasyonu..
Face bir istihbarat aygıtı. İletişim için hepimiz kullanıyoruz. Ama okuma ve düşünme yetilerimize sahip çıkma uyarımızı tekrarlıyoruz. Beyin sadece 140 karakterlik cümlelere ve beğenip geçmeye alışırsa geri dönüşü zor olur!
Amerika Birleşik Devletleri'nin süper güç olarak ayakta kalabilmesinin şartı Amerika'nın yaşam tarzının dünya gençliği tarafından hayranlıkla taklit edilmesidir..
Aileler sırf çocukları beğeniyor istiyor diye en kanlı Savaş oyunlarını ya da "Kahraman katilleri" çocukları için satın alıyor onları küresel kültür emperyalizminin ürettiği zehirle ödüllendiriyor..
Ninja Kaplumbağalar Ayrıca Uzakdoğu savaş tekniklerini ve silahlarını kullanır ama Rönesans Dönemi sanatçılarının adlarını taşır dolayısı ile sanatçılar değişime uğramış birer savaşçı olarak karşımıza çıkarlar..
Oysa ben istediğim her şeyi "Özgür irademle" yapıyorum ! söylemi kocaman bir yalandır. Çünkü özgür irade söylemine dayanılarak gerçekleştirilen küresel faaliyetlerde zaten bize küresel emperyalizmin dayattığı şeylerdir..
Televizyonda SüngerBob şöyle diyordu:
"Ah Aman tanrım çok sarhoş oldum" çocuk İçip içip sarhoş olan bir çizgi film karakterini izlerken Anne yemek yapmak için Mutfağa geçti ve Seslendi
"çok fazla cips yeme Bir saat sonra yemek yiyeceksin bak Baban da gelir şimdi..."
“İki ayrı yol
gibiyiz
biz
hiç olmayacak yerlerde
birleşiyor
hiç olmayacak yerlerde
ayrılıyoruz.”
"... yapılan uygulamalar toplumumuzun çıkarlarına aykırıysa ve zarar veriyorsa, 'özgür' ya da 'demokratik' olmasının hiçbir anlamı yoktur."
64 syf.
·10/10
Orjinal bir şiir kitabı. İki satır ama inanılmaz derin anlamlı şiirler ve onlara eşlik eden yazarın kaleminden çıkmış muhteşem resimler var. Kesinlikle inceleyin. Böyle her gece yatmadan önce okumalık, keyfi yerine getiren kitaplardan🤗
155 syf.
Bir gün çekmedi okumam, bilgilendirici, akıcı ve bakış açısını genişleten bir kitap..
Anne, baba, öğretmen daha doğrusu bilinçli bir birey olmak isteyenlerin mutlaka okumasi gereken bir eser.. içinde neler mi var ?
Kültürel emperyalizm
Kültürel yozlaşma
Masum ! Cizgifilmler
Masum ! Bilgisyar oyunları...
Bardağın dolu kısmına değil dolu kısmının arkasındaki alani görmemizi sağlayan bir eser..
200 syf.
·8 günde·Beğendi·8/10
"Kültürel Soykırım" başlığı altında kültür, emperyalizm, hegemonya vb. çeşitli soruların cevapları aranmakta. Gerçekten "muasır medeniyet" e doğru mu gidiyoruz yoksa "tek dişi kalmış canavar" a mı dönüşüyoruz. Bizi biz yapan değerler
haricinde çeşitli coğrafyalardan aldığımız bilgilerin ne kadar etkisi altındayız? Niçin bazı ülkeler ekonomik, siyasi, kültürel kalkınma sağlamışken biz bunun neresindeyiz?

Avrupa ya da Arap kültürü ideal kültür mü? Kendi kültürümüz bunun neresinde? Kendi kültürümüzü içselleştirip, farklı kültürleri de özümseyerek bir üst kültür çıkabilir miyiz?

Başka medeniyetleri yok etmek için illa savaş mı açmak gerekir yoksa kültürel savaş, o toplumları kendi benliklerinden ayırabilir mi?
"Emperyalist güç hedefindeki ülkeyi kültürel işgal bombardımanına tutarsa ve bu işgal politikasını sürdürürse, o ülkeyi topla tüfekle işgal etmenize gerek kalmaz.Çünkü hedef ülke insanları zaten sömürgeci güce kalben bağlılık gösterir, her şeyi ile biat eder". (Ömür Kurt kitabın yazarı sayfa 13)

O zaman ortaya kompradorlar çıkıyor yani yabancıların çıkarını gözeten yerli işbirlikçiler.

Kitap, dünden bugüne dil, sanat, edebiyat ve genel olarak siyaset içindeki yozlaşmayı gözler önüne sermesi anlamında önemli bilgiler vermektedir.

Kitabı Tüyap kitap fuarından Banu Avar tarafından imzalı olarak aldım ama daha şimdi okuma fırsatım oldu. Bendeki kitabın baskı tarihi 2013 ve 6.baskı.
Kitap beş ana başlık ve onların altında yer alan diğer alt başlıklarla "kültürel soykırım"dan başlayıp, ilerliye ilerliye ülkemizde yaşanan kültürel, dil, edebiyat vb.
alanlarda yaşanan yanlışları irdeliyor.

"Dış mihraklar" laflarını çokça duyduğumuz bu zamanda bunlar kimdir, neler yapıyorlar gibi soruları cevaplamaya çalışırken, bunların içerdeki yani işbirliği yaptığı kişilerin genel özelliklerini de anlamamızı sağlamaya çalışıyor.

Banu Avar konuşuyor, soru soruyor ama bunu yanında yazar Ömür Kurt'un bölüm başlarında, ortasında ya da sonunda konuya giriş, ilerletme ya da sonlandırma anlamında yazıları da dikkate değer. Onu da yaptığı aydınlatıcı bilgilerinden dolayı için kutlarım. Ülkemizi tankla, topla veya sıcak bir çatışmayla ele geçiremeyeceğini anlayan güçlerin içten bir kalkışma, darbe yoluyla bazı şeyleri değiştirmeye
çalışmasında kullanacağı birey/örgüt/parti/basın/cemaat/tarikat/sendika/sivil toplum kuruluşları/yazarlar gibi çeşitli yolları nasıl kullandığı veya kullanacağını görebiliyoruz.

Gün gelir eğitim adı altında gün gelir hibe adı altında, gün gelir sosyal yardım adı altında çok çeşitli yollardan etki altında almak isteyeceği yapıları nasıl ele geçirebileceğini okuyunca bazı şeyleri daha kolay anlayabiliyoruz.

Hem yazar Ömür Kurt'un yazıları hem de Banu Avar'ın görüşleri bizlere yeni bir bakış açısı oluşturabiliyor. Sorgulamadan kabul etmemek ya da iyice inceledikten sonra bazı şeylerin kabul edilebileceğini gösteriyor.

Beğenerek okuduğum ve altını çizerek notlar aldığım bir kitap. Kitabın kapağı da, karanlıktan aydınlığa bir portre sunuyor.
200 syf.
Banu AVAR ile yapılan bu söyleşi kitabı beğendim. Tek kelimeyle muhteşem... Kesinlikle okunmasını tavsiye ediyorum. Atatürk'ten günümüze kadar ki süreçte yapılan hataların bize neye mal olduğunu ve geldiğimiz son noktayı somut örneklerle anlatan bir söyleşi tarzında kitaptır. Atatürk'ün çağdaşlaşma hedeflerini anlayamayan ve vefatından sonra Avrupa'nın maalesef kuklası olan bir ülke haline nasıl getirilişimizi çok güzel anlatmış Banu AVAR...
155 syf.
·2 günde·2/10
Etrafımızda, özellikle çocukların etrafında bu kadar tehlike varken, nasıl oluyor da hâlâ hepimiz birer sapığa ya da caniye dönüşmüyoruz? Kitapta filmler ve çizgi filmlerde izleyicilere verilen gizli, satanik, cinsel mesajlar örnekleniyor. Yazar, kendi örneklerini bile yanlış yorumlamış. Şirinler, Voltron, Heman, Ninja Kablumbağalar çocukluğumda izlediğim çizgi filmlerdi. Biz mi iyiydik yoksa saf mıydık bilemiyorum ama o bahsedilen mesajların hiçbirini almadık. Sanıyorum, gizli mesajlardan ziyade, açık verilen mesajlar daha önemli. Yazarın haklı olduğu yerler de var ancak bunların sayısı komplo teorilerinin sayısı yanında "devede kulak" gibi kalıyor. Televizyon programları ya da bilgisayar oyunları hiçbirini abartmamalı. Doğruyu bulmak içinse biraz okuma ve mantıklı düşünme işe yarayacaktır. İnsanları korkutarak sonuç elde edilebilir ama bu korku kültürüyle o mesajları yaydığı iddia edilen film ve oyun yapımcılarından ne farkımız kalır?

Yazarın biyografisi

Adı:
Ömür Kurt
Unvan:
Gazeteci,yazar
Doğum:
Samsun, 1982
3 Nisan 1982 yılında Samsun’da doğdu. İlk ve orta öğrenimini Yalova’nın Çınarcık ilçesinde tamamladı. 2005 yılında Gazi Üniversitesi İletişim Fakültesi Radyo-Televizyon ve Sinema Bölümü’nden mezun oldu.
Asomedya dergisinde yayın editörlüğü, Anayurt Gazetesi’nde köşe yazarlığı yaptı. Zwana, İki Nokta, (+) Düşünce, Zemheri Edebiyat gibi dergilerde yazıları yayımlandı. 2005 yılında “Dehlizler İçinde” isimli ilk şiir kitabını “Duman Yayınları”ndan Ömür Kurt’un “Sensiz” ve “A” isimli şiirleri “Osmaniye Şiiri Özendirme Ödülü” aldı.

Kısa film alanında, Döngü, Sinemada İnecek Var, Sil Baştan ve Çakıl Taşı isimli kısa filmlerin yönetmenliğini yaptı. Sokak çocukları konulu “Çakıl Taşı” isimli kısa filmi birçok festivalde gösterildi ve 2006 yılında 5 bin adet film kopyası yapılarak okullarda izletildi. Bunun yanında, Ankara Emniyet Müdürlüğü ile ortak yürütülen bir proje ile film, 1 ayda 11 bin kişiye ulaştı. Ayrıca, Seyyah dergisinde Genel Yayın Yönetmenliği ve Sanat Yönetmenliği görevlerini de üstlenen Ömür Kurt, senaryo ve öykü ve şiir çalışmalarını da sürdürmektedir.

Eserleri:

Kitap:

Dehlizler İçinde (Şiir-2005)

Film:

Döngü (Kısa Film-2004)
Sinemada İnecek Var (Kısa Film-2005)
Sil Baştan (Kısa Film-2005)
Çakıl Taşı (Kısa Film-2006)
Semum (Sinema Filmi – Yönetmen Yardımcısı/Post Prodüksiyon Sorumlusu-2008)
Tokat Emniyet Müdürlüğü (Kısa Tanıtım Filmi-2008)

Öykü:

Gelincikler Çabuk Solar

Deneme:

Düş-ün-ce

Senaryo:

Ar Pun Şet (Güz)
Hoşçakal Nasreddin Hoca

Yazar istatistikleri

  • 32 okur okudu.
  • 30 okur okuyacak.