“Yalnız kalınca insanın avlusu gibi, kapı önü gibi oluyor o televizyon; oğlun, kızın, eşin, dostun, komşun, gelinin, torunun, her şeyin. Hepsinin yerine konmuş bir kara kutu, salona oturtmuşlar, konuşup duruyor. Yalnız olanlar bilir, evladımız gibi bir şey televizyon bizim.”
“…Allah isterse verir, istemezse vermez.
İşte o kadar. İstenmeyen insan yok dünyada, herkes istenmiş.
Kimin nasibinde hangi bebek varsa o geliyor, kimin nasibinde hangi ana baba varsa o...”