Uygarlık denen şeyin, özünde bir ziyan olduğu gerçeğini kavramak sizi sonsuza kadar mutsuz edecektir. Yine de üzülmeyin, mutsuzluk size diğerlerinin hissetmediği şeyleri hissettirecektir.
Thearthur
İnsanlar doğru ve yanlış yargılarına, yaratıcıya olan yönelimlerinin sonucunda ulaşmaktadırlar. Dolayısıyla Tanrının olmayışı da bu değer yargılarının tamamını ortadan kaldırır.
Bu durum tanrıtanımaz toplumların ya da bireylerin kuralsız, başıbozuk veya saygısız bir biçimde yaşadıkları anlamına gelemez. Nitekim Tanrı inancı sonucunda oluşturulan ahlak yargıları en temelde kendi içinde çelişki içindedir. Narsist ve sadist bir Tanrının istekleri ve onun bencil ve acımasız kullarının yalakalıkları ahlak değerleri olarak dayatılamaz.
Mesela bir canlıyı öldürmek ahlaksızca bir davranışsa, bütün canlıları öldürmek de ahlaksızca bir davranıştır. Fakat tanrısal ahlak yargılarının neredeyse tamamında bazı canlıların öldürülmesi gerekli ve hatta şart kılınmışken, aynı tanrısal değerler bazı canlıların öldürülmesi sonucunda failini lânetlemişlerdir.
Sonuç olarak da böylesine köhne ve tutarsız ahlak yargılarını temelde reddeden kişiler "ahlaksız" diye yaftalamak bariz biçimde ikiyüzlülüktür.
Thearthur