“Allah kahretsin! On sekiz yaşındasın. Daha ne kadar büyümen gerekiyor? On sekizindeki askerler savaşta can verdi. Yollarda ölüme terk edilecek kadar büyüktüler. Bunu biliyor muydun?”
Kitabı dün gece bitirdim. Yabancı hesaplarda çok popüler olduğu için benim de hayli merak ettiğim bir kitaptı.
Kitabın atmosferini çok sevdim. İkilinin gazeteci ve rakip olmaları, mektuplar üzerinden iletişimleri ve daktilo olayının detayı bence çok güzeldi. Bunun dışında fantastik kısmı çok zayıftı, kurulan evren çok eksikti. Ortalıkta insan gibi dolaşan ve birbirleriyle savaşan tanrılar, ejderhalar (onun gibi bir tür yaratık); bunun yanında tanrılar için savaşan askerler var. Savaş sahneleri bana tarihi bir roman okuyormuş hissiyatı verdi ki tanrılar kitaba hiç katılmasa daha iyi olurmuş dedim. Gerçeküstü kısım sadece daktilo detayı olsaymış mesela. Yine de 2 serilik kitabın ilk kitabı olduğu ve sonu düşünülürse 2. kitapta tanrıların varlığı ve fantastik detaylar çok daha güzel işlenmiş olabilir. Merakla bekliyorum.
Iris ve Roman’ı çok sevsem de hiçbir derinliği olmadan yazıldıklarını düşünüyorum. Düşmandan aşka klişesi beklentisiyle başlamayın, sadece rakip olma durumları var. Birkaç atışmaları dışında hiçbir düşmanlık görmedik. Atışmalarını daha çok okumak isterdim. Smut sahne olmamasını da çok çok sevdim (minicik masum bir sahne var ama o sayılmaz bile).
Ebedî RekabetRebecca Ross · Olimpos Yayınları · 20251,239 okunma