Ece Bulut

Ece Bulut
@thebooktherapy
insta: @_thebooktherapy
Fakat mutluluk ve neşe insanı nasıl güzelleştiriyor. Yürek sevgiyle nasıl da kaynıyor. Sanki kendi yüreğini alıp bir başkasının yüreğine dökmek istiyorsun, herkesin neşelenmesini, herkesin gülmesini istiyorsun. Mutluluk nasıl da bulaşıcı.
Sayfa 42·Kitabı okudu
Edebiyat
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
O yorulmak bilmez hayalgücünün de bir gün yorulacağını, sürekli gerilim içinde olmaktan bitap düşeceğini hissedersin, çünkü büyümekte ve eski ideallerini geride bırakmaktasındır. O idealler de parçalanıp toza toprağa karışır, eğer başka bir yaşamın yoksa yenisini yine bu parçalardan inşa etmek gerekir. Ama tam da o sırada ruhun başka bir şey ister, emreder. Ama hayalperest küle dönmüş eski hayallerinden onu tekrar harlayacak, donmuş yüreğini yepyeni bir ateşle yeniden tutuşturacak, hiç değilse ufak bir kıvılcım bulmak için közleri beyhude didikler durur, tek isteği eskiden onu sevindiren, can veren, kanını kaynatan, gözlerinden yaşları söküp alan ve ihtişamıyla onu aldatan ne varsa yeniden ortaya çıkarabilmektir.
Sayfa 28·Kitabı okudu
Edebiyat
Çünkü sizi çok eskiden beri tanıyorum Nastyenka, çünkü uzun zamandır birini arıyordum ve aradığım sizdiniz, şimdi buluşmamız yazgımızmış. Kafamda binlerce vana açıldı ve soluk bile almadan kendimi bu sözcük ırmağına bırakmak zorundayım.
Sayfa 21·Kitabı okudu
Edebiyat
Çocuklar zavallı kediyi haince yakalamış, yerden yere vurmuşlardır ve kedi sonunda ellerinden kurtulup bir sandalyenin altına, karanlık bir yere sığınmış, etrafta kimse olmamasına rağmen bir saat boyunca tüyleri dimdik kendi kendine homurdanıp yaralı burnunu patileriyle temizlemiştir. Bu kedicik artık çok uzun süre doğaya, yaşama, hatta merhametli hizmetçi kadının mükellef bir sofradan onun için ayırdığı bir parça yemeğe bile düşmanca bakmaz mı?
Sayfa 20·Kitabı okudu
Edebiyat
O köşelerde hayalperest denen tuhaf insanlar yaşar. Hayalperest insan değildir de, nasıl diyelim, bir ara türdür. Zamanın büyük bir bölümünü gözden uzak bir köşeye çöreklenmiş olarak geçirir, sanki gün ışığından bile saklanır ve bir kere bu köşeye çekildiğinde, oraya iyice kıvrılır kalır, tıpkı bir salyangoz gibi.
Sayfa 18·Kitabı okudu
Edebiyat