Ebru

Ebru
@thechosenone
Okumaya çalışıyorum Neyleyeyim? Yüreğimi Türklükle dağladım. #249771549 #265044726 1283
Neden öğretimde birlik? Tanzimat sonrası Osmanlısı, ciddi, üstelik birbirine karşıt, bir kültür ‘ikiliği’ yaşıyor: Bir yandan mahalle mektepleri, tekke, medrese ve zaviyeler, harıl harıl ‘ümmet aydını’ yetiştiriyorlar; bir yanda ecnebi dille öğretim yapan, çeşitli Hıristiyan tarikatlarının ‘misyoner’ okulları, harıl harıl, ‘komprador’ aydın üretiyorlar. Bunların ilki, Osmanlı’yı geleceğine değil, geçmişine çekmek meraklısıdır; İkincisi ise, geçmişi ‘külliyen’ reddedip, Batılı ‘metropol’ ülkelere benzemeyi marifet sanıyor. Osmanlı’mn son iki yüzyılı, Tanzimat ve Meşrutiyet, çağdaş ve ulusal kültür sentezini başaramamış, bu iki aydın türünün çatışmasıyla geçmiş; neticede, Devlet-i Aliyye batmıştır. ‘Sistem’ bu çatışmayı, hem tahrik ediyor, hem de hınzırca kullanıyordu.
Sayfa 402·Kitabı okudu
Reklam
Bir tarihte tartışıyorduk, birtakım dogmatik ‘Atatürkçüler’, bana ‘Çağdaş Uygarlık Düzeyi’ diye, Amerika’nın ‘denetimindeki’ Batı emperyalist ‘sistemi’ yutturmaya çalışıyorlardı; kızmışım, dedim ki “Arkadaş, Kemal Paşa’nın iki büyük hüneri vardır ki, birisi bu ‘Çağdaş Uygarlık’ deyimi; ötekisi, bunun içinden çıkan düşünüş biçimi (metot)dir. Önce bunları kavramayı öğrenelim!” Ne gibi mi? Şöyle: Çağdaş uygarlık düzeyini hedef diye aldın mı, bir kere ‘Sürekli Devrim’e mecbursun; çünkü ‘Çağdaş Uygarlık Düzeyi’ dogmatik değil, diyalektik bir kavram; kendi karşıtlarıyla, çarpışa birleşe gelişiyor. Dünün uygarlık düzeyiyle bugünün uygarlık düzeyi bir mi, aynı şey mi, aynı şey olabilir mi? Olamaz elbet! Her geçen gün, insanlık, buluşlarla, uygarlık düzeyini daha ileri götürüyor; götürdükçe de Mustafa Kemal’in Türkiye’ye tespit ettiği amaç yenileşiyor, gelişiyor, başkalaşıyor.
Sayfa 399·Kitabı okudu
Kemal Paşa Fransızca bilirdi. Ama Fransızca konuşan insanlara Türkçe cevap verirdi. Halbuki şimdikiler İngilizce konuşmayı marifet sayıyorlar. Sen sömürge valisi misin, nesin? Milli haysiyet diye bir şey var. Bunu yok ettiler. Çünkü bizi kültürsüzleştiriyorlar.
Sayfa 390·Kitabı okudu
O sanıyordu .ki, bir sömürgeye geldi, emir verecek, herkes de onu yapacak. Bu olmaz. Bu mümkün değil. Eğer Türkiye’de kişilik sahibi bir iktidar olsaydı zaten o geldiği gün, hemen valizini toplar geri yollardı; “Sen kimsin?” diye. Çünkü McNamara’yı kovmuştur Menderes. Konuşma da meşhurdur. “Siz yanlış yapıyorsunuz” demiştir McNamara, “Bizim hesaplarımız doğrudur. İki kere iki dünyanın her yerinde dört eder”. Menderes’in cevabı çok meşhurdur: “Türkiye’de bazen beş eder.”
Sayfa 389·Kitabı okudu
Brzezinski’nin dediklerine çok mu içerlemişim dersiniz? Dönüp dolaşıyorum, aklımda o lâf: “Atatürk çizgisini izlerse, Türkiye Batılılaşmaya devam eder, yoksa Ortadoğu’ya dönmüş olur.” Bu, bir anlamda, gericiliğe dönmüş olur demeye geliyor. İyi ama, Atatürkçülüğü, Tanzimat türünden bir Batı taklitçiliği diye anlayan bir sürü Türk aydını yok mudur. Öfkem niye? İki sebepten: Birisi, Müdafaa-i Hukuk öğretisinin, gerçekte, hiç de bu türden bir Batıcılığı içermemesi. İkincisi, bu gerçeğin bir türlü Türk halkına aktarılamaması. Ne halkı canım, bırakın halkı, doğru dürüst okumuş yazmış olanlar, Kurtuluş Savaşı sırasında, Mustafa Kemal Paşa’nın en çok uğraşmak zorunda kaldığı zümrenin, padişahçı şeriatçı takımı kadar, Batı taklitçisi Jöntürk aydınları olduğunu biliyorlar mı sanki?
Sayfa 358·Kitabı okudu
Reklam