Selamlar, bugün üzerine konuşmak istediğim kitap Osamu Dazai'nin kaleminden çıkmış Öğrenci Kız.
Açıkçası nasıl başlamam gerektiğini pek bilmiyorum veya neyden bahsetmem gerektiğini de. Bu kitap hakkında şöyle veya böyle diyeceğim pek bir şey yok. Bir kitabın yorumunu yazmadan önce aklımda bir-iki şey mutlaka olurdu bahsetmem gerektiğini düşündüğüm lakin bu yorumu baştan aşağıya doğaçlama şekilde yazıyorum ve ne çıkacak çok da emin değilim.
Öncelikle kitabı konusu cezbettiği için değil, hem yazarın bir diğer kitabı olan hayli meşhur İnsanlığımı Yitirirken'e başlamadan önce Osamu Dazai'nin kalemine alışmak hem de benim için yeni bir tür olan Japon klasiklerine kısa bir kitapla giriş yapmak istediğim için okumaya başladım. Öyle büyük beklentilerim yoktu. "Kısacık kitap okuyayım bitsin." düşüncesiyle okudum biraz da. Tokyo'da yaşayan sıradan bir öğrenci kızın hayatının bir gününe şahit oluyoruz bu kitapta. Kitabın dili yalın ve hoş aslında. Karakterin liseli bir genç olması sebebiyle biraz şakacı ve ironik bir üslup hakim kitaba. Karakterimiz bazen her gencin bir zamanlar yaşadığı sorgulamalar ve çelişkiler içinde buluyor kendini, bazen de uç duygularla sarılıyken. Bir Kadının Yaşamından Yirmi Dört Saat ile benzer bir temaya sahip anlayacağınız. Karakterimiz, onun yalnızca bir günü, olayların iç dünyasındaki yansıması ile baş başayız. Her ne kadar Bir Kadının Yaşamından Yirmi Dört Saat ile benzerlik taşısa da onun kadar etkileyemedi beni. "vurucu" veya "etkileyici" olarak nitelendiremeyeceğim bir eser. Üzerimde pek bir etkisi olmadı. Gel gelelim bu yazarın ne gözlem ne de eleştiri yeteneğini gölgeleyebilecek bir durum. İçinde güzel eleştiriler, tespitler ve sorular var. Okurken bazı yerlerde liseli bir genç olarak kendimden parçalar bulduğumu söyleyebilirim. Kitabın