Emirhan Şanlı

Emirhan Şanlı
@theemossanli
-Turist Rehberi/IGU’21 Hayatımız düşüncelerimizin oluşturduklarıdır. Düşüncelerimizi değiştirerek yaşamlarımızı değiştirebiliriz. Kişisel Gelişim-Felsefe-Tarih-Spor-Eğlence*****
Turizm
İstanbul Gelişim Üniversitesi/Turist Rehberliği
İstanbul/Beyoğlu
2000
6 okur puanı
Kasım 2022 tarihinde katıldı
Mitolojinin önemi
“Eski Yunanlıların samimi olarak inandıkları tanrılar, tanrıçalar ve kahramanlar hakkında uydurdukları mitlerde, yüzyılların soldurmadığı bir güzellik, ifade edilmez bir letafet, derin sembolik mânalar vardır. Bu mitler insan zekâsının birer şaheseri olarak otuz asrın ötesinden gelmekte olup, dünya durdukça yaşamaya devam edecektir. Çünkü bunların yalnız, eski Yunan ve Latin şairleri ve trajedi yazarları üzerinde değil, Rönesans’tan bu yana, gelişen bütün Avrupa edebiyatında , sanatında büyük tesirleri göze çarpmaktadır.” “Mitoloji bilinmeden ünlü ressamların tabloları anlaşılmaz, müzeleri süsleyen heykeller seyredilemez. Mitoloji bilinmeden klasik eserler okunamaz. Batı memleketlerinde liselerde bile resmi programları konmuş bulunan Mitoloji, ne yazık ki, bizde ihmal edilmiştir. Liselerde, tarih derslerinde, kısaca Yunan tanrılarından bahsedilip geçilmektedir. Halbuki batı kültürünü benimsediğimizden beri günlük hayatımızı bile girmiş bulunan mitoloji ile ilgili bazı kelimeler vardır. Meselâ Panik kelimesinin kır tanrısı Pan’ın adından alındığını ve bu mitle alakalı olduğunu bilmiyoruz. Fantazi kelimesi, Hayal Tanrısı Fantasos’dan, Fobi Fobos’dan, Morfin diye adlandırdığımız maddenin uyku tanrısının adı ile ilgili bulunduğundan haberimiz yoktur.
Sayfa 15
1000Kitap
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Roma dönemin’de Latrinalar nelerdir?
Antik Roma’da genel helâ anlamına gelmektedir. Ayrı ayrı kabinlerin bulunmadığı bu yapılarda duvarları izleyen şekiller üstüne delikler açılmıştır. Yine her tuvalet binasının ortasında bir havuz bulunmaktaydı. Maddi güçleri kanala bağlantı yapmayıp yetişmeyen Roma yurttaşları, rahat bir hacet giderme kaynağı oluşturan genel helâları kullanıyorlardı. Gayet lüks olanından dek kamusal helalar, ünlü Roma hamamları kadar yaşamın bir parçasını oluşturuyorlardı. Romalılar sosyal bir insanlardı. Bir ücret karşılığında, erkekler genel helalarda toplanıp bir yandan ihtiyaç giderirken, bir yandan da komşularıyla dedikodu yapabiliyorlardı. Tuvaletin üstünde otururken partiler planlanır, siyaset tartışılır ve iş anlaşmaları yapılırdı. Hatta Roma generalleri, muharebe planlarını oturaklarında otururken hazırlamakla ün salmışlardı. Sonraları, işi tuvalette otururken yürütme şeklindeki bu adeti severek benimsemesinden sonra “Fransız kibarlığı” ile özdeşleşecekti.
Sayfa 284·Kitabı okudu
1000Kitap
İlk dönemlerde alışverişler peşin olduğu ve çok az vadeli işlem olduğundan, bunları şahitlerle oluşturmak mümkün olmuştur. Ancak ticaret gelişip, sayı ve miktar olarak çoğaldıkça şehadet sistemi yetersiz kalmıştır. Bu durumda yazılı belgelere dayanmak zorunda olduğu ortaya çıkmış ve yazı, Anadolu’da ticaret kolonileri aracılığıyla yaygınlık kazanmaya başlamıştır. Tabii ki yaygınlaşan bini aşkın yıldır Mezopotamya’da kullanılan çivi yazısı olmuştur. Çünkü bu yazının hiyeroglife göre hem daha az yer tutması hem de daha çabuk yazılabilmesi gibi avantajları vardı.
Sayfa 112·Kitabı okudu
1000Kitap
İç Anadolu bölgesinde iklim şartların elverişsiz olmasına rağmen tarihi belgeler bize eskiden sık bir orman örtüsünün olduğunu göstermektedir. * Roma Dönemindeki ormanların ısıtılması için kesilen ağaçların bu orman örtüsünün yok olmasında payı olduğu düşünülmektedir. Daha 10.yy’larda Edirne’den salınan bu maymunun ayağı hiç yere değmeden İran’a kadar gidebileceğini tarihi belgeler söylemektedirler. 1402’de Ankara Savaşı’nın Çubukovası’nda yapılmasının nedeni de budur. Bölge ormanlarla kaplıdır ve savaşmak için bir ovaya ihtiyaç vardır. Timurlenk’in fillerini bu ormanlarda sakladığını gene tarihi belgelerden öğreniyoruz.
Sayfa 19·Kitabı okudu
1000Kitap
“Ancak asıl olan , günümüz uygarlığına gecmiş uygarlıkların etkileşimleri ile ulaştığımızın unutulmasıdır. Sayısız boyların, ulusların karışıp kaynaştığı Anadolu’da bir soydan gelen ulus aramak, belli bir kökten türemiş gibi görünen ulusun tarihini yazmak, Anadoluyu böylesine sınırlı bir tarih süreci içerisinde anlamaya kalkışmak, bir ulusu üzerinde yaşadığı topraklardan ayrı düşünmek gibi, bilim verilerinin dışına çıkmakla eş anlamlıdır” .
Sayfa 10·Kitabı okudu
1000Kitap