“Ancak kim olduğunu bilmek 𝑛𝑒𝑠𝑛𝑒𝑙𝑒𝑟𝑑𝑒𝑛 gelmez,Charles. Bu senin kendi içinden gelir. Ama içeri nasıl girecek? diye sordu. O ortaya çıkar, dedim, Bir kişi, benlik duygusunu diğerleriyle olan ilişkilerinden elde eder. Küçük ve çaresizken,diğerleri onunla ilgilenir. Önce onların bir parçası olduğunu düşünür,sonra…”
Açgözlülük,toplumdaki sınıflar arasında sürekli bir savaşa yol açar.Komünistlerin ve sınıfları ortadan kaldıracağını ileri süren diğer sistemlerin,sınıf mücadelelerine son verileceği yolundaki tezleri,hayalden öte bir şey değildir. Çünkü onların sisteminin temeli de, sınırsız tüketim ilkesine göre kurulmuştur. Herkes biraz daha fazla şeye sahip olmak istediği sürece,sınıflar oluşacak ve bunlar da uluslar arasında savaşlara yol açacaklardır.
Bencil kişi kendini çok fazla değil çok az sever,hatta kendinden nefret eder. Üretici olmamasının bir belirtisi olan bu kendinden hoşlanmama ve kendine ilgi göstermeme, onu boş ve huzursuz kılar. Böyle bir kişi mutsuzdur ve kendine bilinçdışı engeller koyarak,ulaşamadığı doygunlukları öfkeyle yaşamdan kopartıp almaya çabalar. Freud,bencil kişinin sevgiyi başkalarından alıp kendine yönlendirdiği için narsist olduğunu söylemiştir.
Çok şeyi olan değil,çok veren zengindir. Bir şeyi yitirmekten korkan istifçi,ne kadar çok şeyi olursa olsun,ruhbilim dilinde yoksul ve yoksun bir kişidir. Ancak kendinden bir şeyler verebilen kişi zengindir.
Eşitlik, hiç kimsenin bir başkasının amacına araç olmaması anlamını taşır. Bu, tüm insanların birbirleri için araç değil amaç, sadece amaç oldukları zaman herkesin eşit olacağı anlamına gelir.