Binlerce insanın aynı yazgıyı paylaştığını, yaşamında meydana gelen şeylerin her gün yaşanan bir trajedi olduğunu biliyordu, ama yine de daha önce kimsenin bu acıyı böylesine keskin hissetmediği duygusuna kapılıyordu.
“Hayat çok kısa dostlar.. Fakat hissederek yaşarsanız yeterince uzun. O yüzden yıkın kuralları. Çabucak affedin, en derinden sevin ve sizi gülümseten hiçbir şeyden pişmanlık duymayın.”
| Guzaarish |
Bu rastlantısal dürtüyle birlikte, iç dünyasında kademe kademe artan kasılmalar ve hareketlenmeler başladı, derken içinde önceleri kabaca, sonra gitgide açık biçimde ortaya çıkan yepyeni bir duygu oluştu; bir köpeğin çevresini saran bütün iki ayaklı canlılar arasından birinin kendi sahibi olduğunu hiç ummadığı bir günde kavraması gibiydi bu: