Elbette anlatmadınız Suzan hanım, anlattıklarınızda sevişmek hiç olmadı, dengesini bulamamış bir sevmek vardı, devleşerek yutan bir sevmek. Halbuki sevişmek eşitlenmek değil midir?
“Sokakların kanlı olduğu zamanlarda, eski usul bir aşk yaşıyorduk,” dedi, "insanlar aşka hâlâ ayıplayan gözlerle baktığı için, aşkımızı belli etmemeye çalışmaktan yorgun düşerdik. O kadar az bir araya gelebiliyorduk ki, önceliği daima aşka veriyorduk. Tam aşkı tatmıştık, ihtilal oldu. Sokaklarda artık ne inanca ne de aşka yer vardı.”
Yine de öldüğünde asitli bir acı dolaştı içimde. Sanki çırılçıplak sahneye çıkmışım. Artık bana dileyen dilediği kötülüğü yapabilir, öylesine savunmasız ve yalnızım.