Bilirsiniz, bazı cümleler vardır; tam öznesiyle yüklemini evlendirecekken araya bir aksilik girer. Ya karşıdaki "Ben seni arkadaş olarak..." der yüklem intihar eder ya da tam "Seni seviyorum" diyeceksinizdir, garson gelip "Çayları tazeleyeyim mi abicim?" diye sorar. O an o aşk biter, yerini "Açık olsun usta," teslimiyetine bırakır. İşte o kurulamayan bütün cümleler buraya, bu gara sürgün ediliyor.
theisocan
Karanlıktan korktuğumuz için ampulü, yalnızlıktan korktuğumuz için sosyal medyayı, gerçeklerden kaçmak için de hayal gücünü icat ettik. Ama en garibi "Zaman" kavramının icadı. Kimin fikriydi bu? "Hadi güneşin hareketlerine göre kendimize stres yaratacak dilimler belirleyelim, adına da saat diyelim," diyen o arkadaşı bulup sormak lazım;
Değdi mi bunca aceleye?
theisocan
Sallama çay, modern insanın "vaktim yok ama dertleşmeye ihtiyacım var" deme biçimidir. Bir nevi içecek dünyasının "görüldü" atılmış mesajıdır. Samimiyetsizdir demiyorum, sadece biraz aceleci. Sanki çay yaprakları o poşetin içine girerken "Aman be abi, ne gerek var demlenmeye, iki sallanır çıkarız" demişler gibi.
theisocan