theisocan

theisocan
@theisocan
kendiliğindenlik
"Bakma öyle, içimdeki uçurumu görürsün Düştüğüm yerden bin defa ölürsün..." youtu.be/zyEHsWBDvvI?is=... Naçizane desteklerinizi bekliyorum... 😌
Alıntı
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Kırmızı Elbiseli Kadın ve Beş Çayı
İnsanlar, hayatımıza öyle bir saatte dokunur ki… Ne tam hazırızdır, ne de tamamen savunmasız. Saat beş gibi mesela. Çayın demlenmeye başladığı, günün yavaş yavaş “ben gidiyorum” dediği o garip saat. İnsan ne sabahın heyecanını taşır, ne de gecenin cesaretini. Arada kalmışlık gibi… Ama sen o arayı bile anlamlı kılan bir detay gibisin. Kırmızı bir elbise giymiştin. Ama öyle dikkat çekmek için değil. Sanki “ben zaten buradayım, fark edersen senin hikayen” der gibi. Ben seni ilk fark ettiğimde çayı karıştırıyordum. Hiç şeker atmadım. Normalde üç içerim. “Bazı alışkanlıklar tadı değiştirmek için değil, kalbi hatırlatmak içindir.” Sen masaya oturduğunda, çay bardağına bakıyordum ben. Çünkü sana bakarsam yakalanacağımı biliyordum. Ama insan en çok ne zaman yakalanır biliyor musun? Kendini saklamaya çalıştığında. “Çok sıcak değil mi?” dedin. Çayı kastettin sandım. Meğer ortamı diyormuşsun. Ben de “yok, alıştım” dedim. “İnsan, alışamadığı şeylere bile doğru kişi yanındayken alışmış gibi davranır.”
1000Kitap
Göğsümün sükunetisin; en güzel şiirim, en derin sızım, Seninle tamamlanır yarım kalan, ey bahar ağızlı kızım.
1000Kitap
Küçük Ayrıntıların Büyük Dünyası; Bayram
Bayramın gerçek ruhu, aslında kimsenin pek üzerinde durmadığı o küçük, ironik ayrıntılarda gizlidir: Ütü Masası Mesaisi: Bayram namazından dönen babanın, jilet gibi ütülenmiş gömleğiyle koltuğun kenarına ilişip, pantolonu kırışmasın diye havada asılı durma çabası. Ayakkabı Hiyerarşisi: Kapı önünde biriken ayakkabıların oluşturduğu o karmaşık kule. Rugan pabuçların yanına devrilmiş amca ayakkabıları ve araya sıkışmış, bayramlık olduğunu her halinden belli eden gıcır gıcır spor ayakkabılar... O kapı önü, bir ailenin soyağacı gibidir. Kolonya Ritüeli: Avuçlara döklenen kolonyanın o keskin ferahlığıyla birlikte gelen "Nereden nereye..." sohbetleri. Limon kokusu havada asılı kalırken, el öpme sırasındaki o gizli bütçe hesaplamaları.
Alıntı