İnsanlar kader ve sevinç zamanlarında kalbinin dayanabileceğinden fazlasını bir başka hassas kalp ile paylaşmak isterler. Bu öyle bir ihtiyaçtır ki hiçbir maddi yarar beklemeksizin Ahmet Cemil'i Hüseyin Nazmi'ye götürüyordur.
Öyle bir şey yazmak istiyorum ki yukarı bakılsa mavi ve daima mavi, aşağı bakılsa siyah daima siyah. Bir şey ki, mavi ve siyah olsun. Onu şöyle karşımda resmedilmiş, betimlenmiş görmek mümkün olsa;işte o vakit zannediyorum ki artık ölebilirim.