Özgüvenimiz olmadan beşikteki bebeklerden farksızdık. Bu ölçülemez ancak paha biçilemez niteliği en kısa zamanda nasıl kazanabilirdik? Başkalarının bizden aşağıda olduğunu düşünerek elbette.
Ne kadar da saçma, diye düşündüm akşam gazetesinin sayfalarını çevirirken, tüm gücü elinde bulunduran bir erkeğin öfkeli olması ne kadar da saçma. Yoksa öfke, bir şekilde gücün beraberinde gelen, onunla dost bir hayalet miydi?