Kişi, hayatındaki en önemli kişinin kendisi, en önemli tanıklığın da kendi tanıklığı olduğunu fark edemezse hiçbir zaman hayatla ilişkisini doğru kuramaz.
Hüzün, kendi başına müthiş bir deryadır. Hüzünlenmeyen insan gelişmemiş bir insandır. Kendinden kopukluğunun, içindeki öze olan özlemin farkında değildir.
“20-30 dakikan boşa gitti diye bu kadar üzülüyorsun ya,” dedim ona; “peki bir kişi tüm emeğinin boşa gittiğinin farkına ancak ölüm döşeğinde varırsa?”
Ömrünün son anında şunun farkına vardığını düşün; “Ben aslında hiç yaşamamışım ki.” Dahası bunu da o an idrak ediyorsun. Bence mecazen de olsa cehennemin kapısı işte o zaman açılıyor, yani içindeki cehennemin.