öncelikle,izlemeyi ne kadar seviyorsam,okumayı bir o kadar sevmediğim bir tur romantik kitaplar ama yazın gelmesi,çok fazla klasik okuduk falan derken bünye istedi ve çok fazla abartılmıştı yine de buna rağmen özellikle baş ve orta kısımları çok güzeldi.neredeyse önyargılarımı kırıp, aaa, ilk defa bir romantik kitap seveceğim galiba falan dedim.ama son 50 sayfa araya gereksiz anlaşmazlık sokmak ve son 5 sayfada çiftin birleşmesi,en sevmediğim olay!Bütün puanları buradan kırdım.Öncelikle, Lizi’i sevdim.ilk başlarda çok fazla kafa sesi vardı, onları okurken epey göz devirip Artık yeter dedim ama genel olarak güzel bir karakterdi.ayrıca romcom bağımlılığı onu anlamak ben de bayılırım;filmlerin çoğu izleyip çok sevdiğim ya da bildiğim filmlerdi. en çok o kısımları sevdim hatta.Sonra gelelim Wes’e.ilk başlarda ne kadar harika bir karakter olsa da,son yaptığı şey -öpüşüyorsunuz ve hala kızı öteki çocuğa yönlendiriyorsun- deli oldum.biraz daha güzel ve akılda kalıcı şeyler yazılabilirdi.özellikle kapaktaki görsellerin sahnesini beklemiştim ben ama olmadı.keşke yağmurda dans kısmı bari olsaydı,çok hoş olurdu.yani,genel olarak okumasanız bir şey kaybetmezsiniz ama okursanız da wow olmazsınız bence.
yusuf sesini çıkarmadı.artık hiçbir şey ona yapılamayacak gibi görünmüyordu.dünyanın en zor ve karışık işi bile bu bekleyişten daha kolay ve aydınlıktı.