Etrafımızda gördüğümüz her nesne hareket halindedir. Atomlar, taş, toprak, su, hava, dağlar, ay, güneş, gezegenler, galaksi, her şey ama her şey sürekli bir değişimin parçasıdır. Fizik kanunlarına göre ise her hareketin bir başlangıç noktası vardır. Madde kendisini oluşturacak bir potansiyele ihtiyaç duyar. Varlığını potansiyele ihtiyaç duymadan tamamlayan ise bir tek Hâlik'tir. Dolayısıyla dünyanın olanaklı olması onun aslında gerçek olduğunun, en başından beri var olduğunun kanıtıdır.
Molla Gürani tamamladı: Olanaklılık ve gerçeklik ise
bu felsefenin kalbinde yer alır. Dünyanın gerçekliği onun önceden olanaklı olduğunu gösteriyor. Her gerçeğin bir
olanağa bağlı olduğunu düşündüğümüzde olanağa ihtiyacı olmayan tek varlığın Mubdi olduğu ortaya çıkıyor. Yani Neoplatonizm'in de belirttiği gibi, her şey bir şeye muhtaçtır, her sonuç bir sebebe gerek duyar. Bari'nin etrafinda
dalga dalga diğer varlıklar yer alır, ama hepsi de ezelden beri olanaklarını merkezdeki Allah'a borçludurlar. Merkezin
dışındaki evren ise kendi kuralları çevresinde sebep-sonuç ilişkisince, mantık kuralları çerçevesinde düzenlenir. Dünya'da matematiksel, mantıksal olmayan hiçbir şey yoktur.