Onu çok seviyordum. İçimde bütün bir dünyayı sevecek kadar çok muhabbet bulunduğunu hissediyor ve bunu nihayet bir yere sarf edebildiğim için kendimi mesut sayıyordum.
Hayatta yalnız kalmanın esas olduğunu hâlâ kabul edemiyor musunuz?  Bütün yakınlaşmalar, bütün birleşmeler yalancıdır. İnsanlar ancak muayyen bir hadde kadar birbirlerine sokulabilirler, üst tarafını uydururlar; ve günün birinde hatalarını anlayınca, yeislerinden her şeyi bırakıp kaçarlar.
“Bu karanlik ve sıkıntılı manzara ne kadar guzeldi! Icime cektigim bu islak hava ne kadar tazeydi! Yasamak, tabiatin en kucuk kimildanislarini sezerek, hayatin sarsilmaz bir mantik ile akip gidisini seyrederek yasamak; herkesten daha cok, daha kuvvetli yasadigini, bir ana bir omur kadar cok hayat doldurdugunu bilerek yasamak… Ve bilhassa butun bunlari anlatacak bir insanin mevcut oldugunu dusunerek, onu bekleyerek yasamak…”
asik olunca her seyi romantize edis hissettik