“...yaşanması iyi olan şeylerle geçirilen güzel şeyler çabucak anlatılır ve dinlenmesi pek keyifli değildir; öte yandan rahatsız, yürek oynatan, hatta dehşet verici şeylerden iyi bir hikaye çıkabilir, her halükarda anlatılmaları uzun sürer.”
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Bilbo, “İyi sabahlar!” dedi ve bunda samimiydi. Güneş parlıyordu, çimenler ise yemyeşildi. Ama Gandalf ona şapkasının gölgeliğinden taşan gür kaşlarının altından baktı.
“Ne demek istiyorsun?” dedi. “Bana iyi sabahlar mı diliyorsun, yoksa sabahın ben istesem de istemesem de iyi olduğunu mu söylüyorsun, yoksa bu sabah kendini iyi hissettiğini veya bunun iyi olunacak bir sabah olduğunu mu kastediyorsun?”
“Hepsi birden.” dedi Bilbo.
Fatma Aliye, -nedendir bilmiyorum ama- kalemiyle tanışmak için sabırsızlandığım yazarlardan biriydi. Gördüğüm güzel yorumlarında etkisiyle yazara bu kitabıyla başlangıç yapmak istemiştim ama doğru bir karar verip veremediğimden pek emin değilim.
Yazarı olduğu gazetedeki yazılarından toplanıp kitaplaşan Levayih-i Hayat, bazı kadınların birbirlerine yazdıkları mektuplardan oluşuyor. Tüm bu kadınların da aşka ve evliliğe bakış açısı birbirinden farklıdır.
Çok kısa bir eser olsa da yazarın güçlü anlatımıyla kendini daha uzun hissettiren bir kitap. Yine de bazı bölümlerde gereksiz metaforlar kullanılmış gibi geldi. Mektup yazan bir kişinin mektubunda bu kadar sık metafora yer vereceğini pek sanmadığım için biraz da yapay hissettirdi. Kadınların yaşadıkları ve anlattıkları ne kadar gerçek olsa da yazarın bu felsefik benzetmeleri beni kitaptan uzaklaştırdı.
Dönemin; aile, evlilik, aşk gibi kavramlarını, kadın-erkek ilişkisini, aile içi şiddeti, evlilikte ve toplumda kadının yerini aslında başarılı yansıtan bir eser. Yine de kitabın bazı yerlerinde anlatılanlar benim düşünce yapıma çok tersti. Fatma Aliye dönemin aydın kadınlarından biri olsa da anlatmak istedikleri buna rağmen çoğu zaman tutucu geldi. Evet eserleri yazıldıkları dönemin koşullarına göre değerlendirmek gerekir ama bu eserde onu fazla yapamadım. Tüm bunlar olunca da kitaba bağlanamadım.
Genel olarak ortalama bir kitaptı ne çok sevdim ne de nefret ettim. Kesinlikle okumalısınız diyemem yine de merak ediyorsanız bir şans verebilirsiniz ama beklentinizi yüksek tutmamanızda fayda var.
“Cömertliğini kimseden esirgemeyen o hayal dünyası bile benim hakkımda zalimce davranıyor. Bana ne çirkin, ne müthiş manzaralar gösteriyor bilsen! Ümide sarılmak üzere saldırdıkça beni karanlıklara daldırıyor.”
Sayfa 8 - İş Bankası Kültür Yayınları·Kitabı okudu