Tan vaktinde okuduğum o hoş öyküler, Nietzsche'nin enfes satırları bana işlerken köpeğimin yanı başımda uykuya dalışı, Erich Fromm eşliğinde kendime ısmarladığım o kahve, ilk kez tiyatro metni okumanın hevesi, feminist bir pencereden bakmadan Kadınlar Ülkesi'ni okurken analiz edişim ve annemle kitap hakkında sohbetimiz, aralarında Sokrates'in olduğu düşünürlerin bir araya geldiği akşam yemeğinde aşk üzerine konuşmalarını dinledim, Osamu Dazai'nin Melos'u ile koştum. Burada okuduğum kitaplar değil, pek çok yaşanmışlığım var gibi hissediyorum. Kasım ayını işte böyle ardımda bıraktım. Unutmadan aramızda kalsın Tuzak Kapı kitabını beğenmedim ve tavsiye etmezdim. Okuduğum kitap sayısına bakmaksızın gönlümce okumaya devam ediyorum. Sevgiler...