Kitaba başlarken şüphelerim vardı, tatmin olup olmayacağıma dair. Kitabın ilk 30 sayfasından sonra bu şüphelerim bir anda yok olup gitti. Bu yarı otobiyografik kitap beni fazlasıyla kendimi ve hayatımı düşündürmeye itti.
Belki de insanlar ile neden anlaşamadığımızı bilmeme sebebimiz henüz bu kitabı okumamış olmamızdı. Toplumdan çok bireye önem veren bu eserde aldığım en büyük mesaj şuydu; Birey kendini ifade edemeden, ifade ettiklerini kendine anlatmadan bir gerçek bir toplumun parçası olamaz. Brissenden, bunu Mart'tan önce keşfederek hastalığa yenik düşerek gitmektense kendi sonunu kendi getirdi.
Okurken birçok farklı duyguyu ve fikri aynı anda hissedebilirsiniz ama sonuca vardığınızda sizde en sonunda Mart gibi yorulana kadar en derine dalmak isteyeceksiniz. Mart'ı bu kadar erken kaybetmek beni boşluğa düşürdü ancak yapacak bir şey yok...
Ki hiçbir yaşam sonsuza dek sürmez;
Ki ölüler asla dirilmez.