Tamsın! Ne yaparsan yap daha tam olmayacaksın ya da yapamadığın hiçbir şey seni eksiltmeyecek. Tam olarak yaşamak ne mutluluk peşinde koşmak ne de acıdan kaçmaktır… Tam olmak, bunların hepsinde aynı kalmaktır.
“Ey kadın sen rahim taşıyorsun. O ki Yaradan’ın en özel kimliklerinden. Sen istersen yaparsın. Öyle bir sarıp sarmalarsın ki şefkatinle, istediğin her neyse pervane ola ola, senden başka hiçbir şeyi alternatif kabul etmeden sana gelir.”
“Kimse sana senin sahip olduklarından fazlasını veremez, eğer bulduklarından memnun olmuyorsan, her defasında neyi umduğunu bir kere daha gözden geçirmelisin.”
“İnsan birine haksızlık etmek istediği zaman, köpek gibi tasma takar içinin en karanlık deliğine kapatır vicdanını.Hem iyi biri olduğunu düşünüp hem de kötülük etmek istiyorsan, zulmedeceğin kişininin insanlığına bakamazsın çünkü. Yüzün tutmaz.Sıfatına bakarsın. Etiketine, markasına bakarsın. Ben de öyle yapıyordum. Neydi bizimkinin sıfatı?”
Ayfer Tunç...
Yazarla bu kitapla tanıştım. Önce bu güzel esere küçük bir eleştiri yapmak istiyorum kitapta bölümler olmadığı için kitaptan, olaylardan, karakterlerden, kurgudan kopmamak adına ara vermeden okuması gereken bir eser olduğununu söylemek isterim okura dinlenme fırsatı vermiyor ve biraz okuru yoruyor.
Bunun dışında; muhteşem bir eser, mükemmel bir kurgu, harika bir gözlem, günümüz toplumsal durum tespitleri, birbiriyle kesişen hayatlar ve ince eleştiriler, soluksuz ve akıcı anlatım, bu kadar çok karakterin muazzam şekilde birbirine bağlanması ve okuyucuyu sıkmadan, kafasını karıştırmadan kurguları birbirine harmanlaması ...
Baştan sona heyecanla, hevesle ve biraz yorularak okudum...
Sevgili Ayfer Tunç teşekkürler bize böyle eserler sunduğun için ...