Dün var olan bugün yoktur. Bu dünyada insanlar doğar ve ölür. Yalnız yıldızlar ölümsüzdür. En eski zamanlardan beri doğudan doğan güneş ölümsüzdür. Ve, hiç yerini değiştirmeyen kara yerküre ölümsüzdür.
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Seyir... Kendimize yaptığımız yolculuk...
Öncelikle ben yazara çok teşekkür etmek istiyorum böyle bir kitap için.
Kitap ilk çeyrekte saçma bulduğumuz davranış ve düşüncelerle ilerliyor. Fakat aynı zamanda aynı saçma düşüncelerin sürekli bizim zihnimizde de yer edindiğini fark ediyoruz.
Daha sonra baş karakterimiz Mina hayatının en önemli dönüm noktasını yaşıyor. En dipteyken, artık asla yaşayamayacağını, sürekli acı içinde kıvranacağını, hayatının bittiğini düşünürken Ma ile tanışıyor ve dönüşüm yolculuğu, var oluşunu keşfediş süreci başlıyor.
Kitabı okumaya başladığım günden bu yana hiç çaba göstermediğim halde kendimde iyileşmeler seziyorum. O yüzden bu kitabı çevremdeki herkese önermeye başladım bile. Bana hiç farkında olmadığım şeyleri farkettirdi, gözlerimi açtı, silkeledi ve ayağa kalkmak için ilk adımı atmama yardımcı oldu. Kitaptaki her şeyi kendim için de uygulamaya başlayacağım.
İyi okumalar.
Akışta kalalım.
Her şey geçici bu âlemde. Acı da, hüzün de ve bunlar gibi istemediğimiz her duygu da. İçinden geçebilirsek, onu getiren anlarla birlikte geçip gidiyor, er ya da geç. Ama direnirsek acı ve ıstıraba, hüzün koyu bir karanlığa dönüşerek yapışıyor varoluşumuza.
...sen gelecek ya da geçmişinle uğraşırken, boşluğa zihninin yansıttığı resimleri seyrederek, yaşamını oluşturamıyorsun ve yaşamını yaşayamadan geçiriyorsun. Sonra 'Neden bunalımdayım?' oluyor. Çünkü yaşamda yoksun. Çünkü yaşamıyor insan!