thettr

Sokrates öncesi dönemin hayatı coşkulu kabullenişinde, mutlak efendilik ne Tanrı'da ne de insanda ama bunların tümüne yuva olan o tek gerçekliğin, dünyanın, doğanın ve hayatın karmaşık işleyişindedir.
Sayfa 54
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
İnsan merkezci özgür iradecilik
Bir dünya görüşü herhangi bir türden aşkınlığa olanak verecek biçimde geliştirilmişse, akıl yürütmesi er ya da geç, dinsel-spiritüel ya da en azından doğaüstücü bir gizeme sapmak zorunda kalır. Sözgelimi, eğer irili ufaklı her çeşit varlığın aynı genel-geçer fizik yasaları bağlamına sıkı sıkıya bağlı kalınarak açıklanması çabasından vazgeçilirse ancak genel yasanın dışına çıkılarak açıklanacak bazı varlıklar gayrimeşru biçimde tarif edilmiş olur. Eğer dünya görüşünüz ya da benimsediğiniz bir felsefe programında bu dünya, evren, olmakta olanın tümü için aynı ölçüde geçerli ve bilinebilir bir yasallık varsayılmamışsa, kimi özel varlıkların bu dünyayı aştığını söylemek zorunda kalırsınız. Aşkıncı bir yola sapmanın ilk sonucu, varlıklar arasında bir önem hiyerarşisi kurmaktır. Böylece, bu dünyayı aşan, hiçbir evrensel yasayla anlaşılamaz bir Tanrı'nın ortaya çıkması gecikmeyecektir. Üstelik, aşkıncı perspektifin devamında varlıklar arasında yaratılan hiye rarşi yalnızca Tanrıyla da sınırlı kalmayacak, arkasından bir sonraki en fevkalade varlık tarif edilecek, örneğin insan bu anlamda doğanın genel yasadığı dışında özel bir varlığa dönüşecektir. Bunların tümü uygarlığımızın başına gelmiştir. Evrende hiçbir varlığın özgür iradesiyle değil, doğanın zorunlu nedensellikleriyle var olduğundan bir an bile kuşku duymayan insan, söz konusu kendisi olunca, aynı kuşku duymaz tavırla özgür olduğuna hükmetmekte hiçbir çekince duymaz.
Sayfa 51
Tekrar
boxd.it/1Sji Wittgenstein'ın ne dediğini hatırlayın: Hayattaki önemli şeyler kelimelerle değil, müzikle ifade edilir.