insanlık hali bu sanırım, kendi kötülüğümüze dair alttan alta hissettiğimiz bu şüphe. korkunç şeyler yapan insanlar bizi bu yüzden bu kadar büyülüyor. o korkunçluk içimizde -içimde- bir şey uyandırıyor, onun bende de olduğunu fark ediyor, bu farkındalık yüzünden dehşete düşüyorum, sonra da mevzubahis canavarı büyük bir abartıyla bağıra çağıra kınamaktan zevk alıyorum.
çünkü aslında biz ekranda ya da sahnede o şeyin kendisini görmek istemiyoruz, gerçek acıyı ya da ölümü görmenin peşinde değiliz, bunların temsilini arıyoruz. performans olduğunun farkında olduğumuzda o duygunun tadını çıkarabiliyor, ona usluca yaklaşıp atmosferini içimize çekebiliyoruz; performans bu tehlikeli yakınlığı mümkün kılıyor.