İçeri gir.
Kapıyı ört.
Işıkları yak.
Bana sarıl.
Dışarı çıkalım.
Sinemaya gideriz.
Filmi terk ederiz.
Yani illa terk edilecekse bir şey…
Yürürüz.
Sarhoş olurum.
Sen olma.
Bana sarıl.
Gökyüzüne bakarız.
Karanlıkta olsa bakarız.
Dua ederim. İkimizin yerine.
Sen etme.
Bana sarıl.
Sigara içeriz.
Ellerimiz üşür.
Ben ısıtırım.
Sen bana sarıl.
Paramız biter, yürürüz.
Bitmeyen bir yol buluruz.
Bitmeyen bir türkü söyleriz.
Aşık olurum.
Sen olma.
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
En sevdiğim,
Çıldırıyorum, artık bundan eminim.
O zor zamanlara bir kere daha katlanamayacağımızı hissediyorum ve bu sefer iyileşemeyeceğim.
Sesler duyuyor, konsantre olamıyorum; dolayısıyla yapılacak en iyi şeyi yapacağım. Bana olabilecek en büyük mutluluğu verdin, bir insanın olabileceği her şey oldun.
Bu hastalık gelene kadar bizden daha mutlu olabilecek iki insan daha tanımıyordum. Daha fazla savaşamıyorum.
Hayatını mahvediyorum ve bensiz daha iyi olabilirsin ve olacaksın bunu biliyorum. Görüyorsun, bunu bile doğru düzgün yazamıyorum. Okuyamıyorum.
Söylemek istediğim, hayatımdaki tüm mutluluğu sana borçluyum.
Bana karşı daima sabırlı ve iyiydin. Herkes bunun farkında eğer birisi beni kurtarabilecek olsaydı bu sen olurdun. Senin iyiliğin dışında her şeyi yitirdim. Hayatını mahvetmeye devam edemem.
Herhangi iki insan bizden daha mutlu olamaz.
Virginia Woolf' un eşine bıraktığı "Son mektup."
"seni sevdim çünkü harikaydın, sende deha ve entelektüel bir yan vardı. çünkü sen büyük şairlerin düşlerini gerçekleştirip, sanatın gölgelerinin şekil ve öz veriyordun."
"edebiyatının tutkularla ve akılla ciddi olarak bir alışveriş vardı. ama zaman zaman sanatın yerini karmaşık bir kimse alırdı. o da kendine göre, gerçekten, bir sanat eseriydi; çünkü şiir gibi, heykel gibi, resim gibi hayatın da inceden inceye işlenmiş şaheserleri vardı."