"Beni yetiştirirken kullandığın tumturaklı sözlerki bunlar bir hayli etkileyici şeylerdi ve en azından benim durumumda hep başarılı sonuç verdiler şunlardan ibaretti: Hakaretler, tehditler, alaya alma, ağız dolusu kahkaha ve -çok tuhaftır ki- kendi kendine acıma."
"...senden çekinerek uzaklaşırdım ve gücünün artık bana (en azından doğrudan) tesir etmeyeceği kadar uzağına gittiğimde konuşmaya cesaret ederdim sadece."
"Yeryüzündeki ömrümüz belki yok denecek kadar kısa, ama hepimizi aşan ortak bir tarihten pay alıyoruz işte. Çünkü sadece kendi hayatımız değil, yaşadığımız. Hatta bu söylediğim, Delphoi ve Atina gibi eski merkezleri ziyaret ederken bir yaşantı haline gelebilir. O yerlerde dolaşırken, bizden önce yeryüzünde yaşamış insanların ortamını hissederiz."
"Biz insanların, hayat gibi anlaşılmaz bir şeye alışmamız, birden çok acıklı geldi bana. Bir gün geliyor, varolmamızı çok olağan bulmaya başlıyoruz ve sonra, evet sonra bir daha ancak bu dünyadan ayrılmak zorunda olduğumuzda düşünüyoruz bunu."