“…ilkellik de medeniyet de aynı şeyin farklı dereceleri. Eğer medeniyetin bir karşıtı varsa, savaştır bu. Bunlardan ya biri olur ya öteki, ikisi birden olamaz.”
“Bilinmeyen” dedi Faxe’nin ormanda çınlayan yumuşak sesi, “önceden görülmeyen, kanıtlanmayan, hayat bunlar üzerine kuruludur. Cehalet düşüncenin temelidir. Kanıtsızlık eylemin temelidir. Tanrı’nın olmadığı kanıtlansaydı dinler olmazdı, ne Handdara, ne Yomeshta, ne de ocak tanrıları, hiçbiri. Ama Tanrı’nın olduğu kanıtlansaydı da gene dinler olmazdı… Söylesenize, Genri, nedir bilinen? Kesin, tahmin edilen, kaçınılmaz olan olan sizin ve benim geleceğimize dair bildiğimiz tek kesin şey nedir?” “İkimizin de öleceğimiz.“ “Evet, işte, cevabı olan tek bir soru var, Genri ve o yanıtı da zaten biliyoruz. Hayatı mümkün kılan şey sürekli, dayanılmaz belirsizliktir; yani bir sonra ne olacağını bilememek.“
“Terralılar ileri gitmek, ilerlemek zorunda olduklarını düşünürler. Daima Bir Yılı’nda yaşayan Kış halkı içinse ilerleme, mevcudiyet kadar önemli değildir.” / “İlerleme ve Mevcudiyet” Neoliberal dünyanın insanının sızlayan çatışkısı.
“Sizden korkmuyorum ki, Elçi. Sizi gönderenlerden korkuyorum. Yalancılardan korkuyorum, üçkağıtçılardan korkuyorum ve en çok da acı hakikatten korkuyorum. Bu şekilde de ülkemi gayet iyi yönetiyorum. İnsanları yalnız korku yönetir çünkü. Başka hiçbir şey işe yaramaz. Başka hiçbir şey bu kadar sürmez.” Burada “İnsanları yalnız korku yönetir çünkü.” derken korkunun güdüleme özelliğinden mi söz ediliyor? Günümüzden bizim “stres” için kullandığımız kısa vadedenkamçılama vasfı bu pasaj’da “korku” için uzun vadede kamçılama özelliği olarak yerinde kullanılmış gibi görünüyor.
"Sözgelimi Estraven'in gücü karakterinin bir uzantısı gibi hissediliyor; tek bir boş hareketi yok, ağzından çıkan her sözü dinletiyor. Bunu biliyor ve bu bilgi ona çoğu insanın sahip olduğundan fazla bir gerçeklik, bir varlık katılığı, insani bir ihtişam, gerçek bir mevcudiyet sağlıyor. Hiçbir şey başarı kadar başarı sağlayamaz"