Seda Bayraktar Kaplan

"Oğlum, gündüzleri işlerini severek yap ki, geceleri rahat uyuyabilelim."
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
"...İyi şeyler hep gecikir zaten, hep geç gelir ve geldiği zaman da sevinemezsiniz, bir türlü sevinmek gelmez içinizden..."
İsteklerimiz ve girişimlerimiz, sinirlerimizin bazı gereksinmeleridir, bunları sözle anlatmak çok zordur.
Thomas Buddenbrook'un herkesin yadırgadığı o "kendini beğenmişlik" hali, yani genç görünme, günde birkaç kez elbise değiştirme ve kendisini sabah yataktan kalktığı gibi dinç hissetme isteği dikkat çekici bir biçimde artıyorsa, bu onun sinirlerinin giderek harap olduğu, hızla yıprandığı anlamına gelir, oysa daha otuz yedisine ayak basmış bile değil.
Tiyatroda bir oyun seyretmeyi sen de seversin ve eskiden, laf aramızda, senin de gönül ilişkilerin olmuştu ve bir zamanlar roman, şiir ve benzeri şeyleri okumaktan çok hoşlanırdın... Ancak sen tüm bunları yaşamın ciddi yanlarıyla ve düzenli bir iş yaşamıyla bağdaştırmasını her zaman bildin... Gel gör ki, ben bunu başaramadım. Boş şeylere kendimi öyle kaptırıyorum ki, ciddi ve düzenli şeylerle uğraşmaya gücüm kalmıyor...