Seda Bayraktar Kaplan

Deniz Kıyısında Koşan Ala Köpek
Yaşlanmış, güçten düşmüş, dişleri dökülmüş, güzelliğini yitirmişti artık. Ama gönül işte; eskiden övündüğü bütün güzellikleri elden gitse de, bir ayağı çukurda olsa da gönül kocamıyor; göğsündeki yüreği hep gençlikteki gibi çarpıyor. İşte o yüzden insanın düşleri, düşünceleri hiç değişmezler; o yüzden insan düşlerde, düşüncelerde ölümsüzdür, özgürdür. Düşlerde yedi kat göğe çıkar, düşlere yedi kat yerin dibine inerdi. İnsanoğlu yücedir, çünkü ecel saatine değin yaşamdan kopmaz, kendini ölmüş saymaz. Ama ölüm öyle midir? İnsanın neler çektiği, düşünceleriyle nerelere yükseldiği, hangi düşler kurduğu, zekâsının nerelere, ne derece eriştiği vız gelir ölüme. Neden böyledir bu? Evren neden böyle kurulmuş?..
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Deniz Kıyısında Koşan Ala Köpek
Ancak düşündükçe doğa güçleriyle, evrenin derinliğiyle, genişliğiyle boy ölçüşebilirdi insanoğlu. İşte bu yüzden yaşadığı sürece deniz gibi güçlü, gök gibi sonsuzdur; çünkü düşüncenin sınırı yoktur. Ölünce bir başkası daha ötesini düşünür, ondan sonraki daha ötesini, böylece sürer gider. İşte bunu anlamak, yazgısına razı olmanın acı lezzetini tattırıyordu yaşlı adama.
Fuji Yama
«Herkes okuyacak, bilinçlenecek; duru bir göldeki temiz sular gibi dingin, aydın bir yaşam başlayacak,» diye düşünürdüm. Oysa yaşam coşkun bir ırmağa benziyor.