AMERİKA'NIN ORTADOĞU'DA NE İŞİ VAR?..
(...) Tam bu süreç içinde -1990 yılı- Salih Mirzabeyoğlu, o zamanın çok okunan İslâmcı yayın organı olan Cuma dergisine peş peşe üç mülâkat verdi. Bu mülâkatlarında, Saddam‘ın Kuveyt’i ilhakını destekliyor, mevcut iktidarı “İslâmcı kesimin reaksiyonları hesaba katılmadan girişilen taahhütler yanıltıcı olabilir” şeklinde uyarıyor ve “Amerika’nın Ortadoğu’da ne işi var?” diye soruyordu. (Söz konusu röportajlar ve krize ilişkin öngörüler için, Salih Mirzabeyoğlu’nun “Adımlar” kitabına bakınız.) İlk günlerde bu röportajların hiçbir görünür etkisi olmadı. Ne zaman ki ABD hava kuvvetleri Irak’a saldırdı, bir ânda neredeyse bütün İslâmcı camia ayağa kalktı. 25 Ocak 1991 günü, Cuma namazından çıkan kitleler yurt sathında sokaklara döküldü. Amerikan çıkarlarını savunan kolluk kuvvetleriyle çatıştı. Bitlis’te bir kişi şehid oldu. Türkiye bir ânda allak bullak oldu. (Daha sonra Salih Mirzabeyoğlu Tilki Günlüğü’nde bugünü “ihtilâlci çıkış” olarak değerlendirecekti.)
İŞKENCE, -Hukuk ve Hûk-, 5 Ağustos 2012, Çarpıcı Kitap·Kitabı okuyor
İşkence
Ceylanın kaderinde öldürülmek var diye hangi tilki kendisini temize çıkartabilirdi ki? Ceylan da kendinden mesuldü, tilki de.
Sayfa 428·Kitabı okuyor
Hayata Dair
Reklam
"Yaptığın en iyi keşif neydi?" diye sordu köstebek. "Bu halimle yeterli olduğum," dedi çocuk.
Büyük şeyleri kontrol edemediğini hissettiğinde... burnunun dibindeki sevdiğin şeylere odaklan.
"Devam edebilmek için hepimizin bir nedene ihtiyacı var," dedi at. "Seninkisi ne?" "Siz üçünüz," dedi tilki. "Yuvama dönmek," dedi çocuk. "Pasta," dedi köstebek.
"Kendine iyi davranmak, yapabileceğin en büyük iyiliklerden biri," dedi köstebek.
Reklam
Reklam