Romeo ve Juliet tüm zamanların en büyük "aşk" hikâyesi olarak bilinir sanırım birçok kişi tarafından. Hikâye sırf birbirlerine duydukları aşk için ölen iki genci konu alır - hayır, spoiler değil ilk sayfada okuyorsunuz bunu. Peki gerçekten de sonsuz bir sevgiyi mi içeriyor bu masal? Şahsen ben bu kitapta geçen şeyin aşk veya sevginin herhangi bir biçimi olduğuna asla inanmıyorum.
Kitap kavgalı iki ailenin çocuklarının birbirlerini görmeleri ve sonrasında birbirlerinden hoşlanmaları üzerine kurulu. Farklı zamanlarda, farklı coğrafyalarda yazılmış bu oyunun konusuna benzer hatta birebir aynı eserleri görebiliriz ancak çok azı Shakespeare'in eşsiz diline yaklaşabilir diye düşünüyorum. Klişe bir konu olmasına rağmen işleniş şekli oyunu diğerlerinden farklı kılıyor. Bu kadar yetenekli bir yazarın da dümdüz bir aşk hikâyesi yazmış olduğunu düşünmek delilik olurdu sanırım. Kitabın alt metninde birbirinden farklı mesajlar var, ilk okuduğumuzda göremesek de farklı zamanlarda okuduğumuzda daha iyi anlıyoruz. Kitabı ilk okuduğumdaki düşüncelerim ve şu anki düşüncelerim çok farklı. O zamanlar, yani 6. sınıftayken kitabın Shakespeare'in en kötü kitabı olduğunu sanmıştım (yaşımın 12 olmasına veriyorum bu yanlış düşünceyi) çünkü etkileyici kılınmak istenilen tarafın ölüm olduğunu düşünmüştüm. Şimdi anlıyorum ki kitapta etkileyici olan yer burası değil, etkileyici olan tarafı Romeo'nun da Juliet'in de sonunun kötü biteceğini, yanlış olduğunu bile bile birlikte olmak istemeleriydi. Daha kitabın başlarında Romeo'nun "İçimde bir önsezi, yıldızlara asılı bir olay, başlayacak bu gecenin cümbüşüyle o ürpertici dönemine sanki; zamansız ölmek gibi, alçakça bir cezayla, durdurup bağrıma gömülü yüreğimi, son verecek aşağılık hayatıma. Ama ey hayatımın dümenini tutan, gemime sen yön ver."