Bir bakıma, arkadaşlıktan derin bir şeydi bu, yakın dosttular: Asıl söylenmesi gerekenler hiçbir zaman söylenmeyecek olsa bile, bir gün bir yerde buluşup konuşabilirlerdi.
“Çok yavaş öğreniyorsun, Winston,” dedi O’Brien usulca.
Winston, hüngür hüngür ağlayarak, “Elimde değil,” dedi. “Gözümle gördüğümü nasıl yadsırım? İki kere iki dört eder.”
“Bak, Winston. Bazen iki kere iki beş eder. Hatta bazen üç eder. Bazen aynı anda hem beş hem üç ettiği de olur. Daha fazla çaba göstermelisin. Aklı başında olmak kolay değildir.”
Gerçeklik insanın zihnindedir, başka bir yerde değil. Bireyin her zaman yanılabilen ve kısa zamanda yok olup giden zihinlerinde değil, yalnızca Parti’nin ortaklaşa ölümsüz zihnindedir. Parti neye gerçek diyorsa, gerçek odur.