Puan vermedi·576 syf.··
2026 15. kitabı
Romanın merkezinde yer alan Timur ve Ahuzar karakterleri, yaşadıkları travmaların ve ağır sorumlulukların gölgesinde şekillenen iki güçlü kişiliktir. Bu karakterler aracılığıyla sevginin yalnızca mutluluk değil, aynı zamanda fedakârlık, sabır ve mücadele gerektiren bir duygu olduğu vurgulanır. Karakterlerin iç dünyalarına yapılan yolculuk, okuyucunun onlarla empati kurmasını kolaylaştırırken hikâyenin duygusal etkisini de artırmaktadır. Eserin dikkat çeken yönlerinden biri, atmosfer yaratmadaki başarısıdır. Karadeniz'in hırçın doğası ve gizemli havası, karakterlerin yaşadığı duygusal fırtınalarla uyum içinde ilerler. Böylece mekân yalnızca olayların geçtiği bir alan olmaktan çıkar; hikâyenin ruhunu besleyen önemli bir unsura dönüşür. Bununla birlikte romanda zaman zaman duygusal anlatımın yoğunlaşması ve olayların hızlı gelişmesi, bazı okuyucular tarafından eleştiri konusu yapılabilir. Ancak bu durum, eserin hedef kitlesi düşünüldüğünde hikâyenin sürükleyiciliğini koruyan bir özellik olarak da değerlendirilebilir. Sonuç olarak Bülbül Kapanı, aşk, sadakat, fedakârlık ve mücadele temalarını etkileyici bir şekilde işleyen; okuyucuyu hem duygusal hem de heyecan dolu bir yolculuğa çıkaran başarılı bir romandır.
Bülbül Kapanı ILoresima · Ephesus Yayınları · 20243,715 okunma
9/10
·500 syf.·
2026 2. kitabı
Roman 2 farklı polis karakteri üzerinden ilerlerken, derin devlet, bürokrasi, Türkiye'de din temelli yapıların etkileri gibi bir çok olguyu derinden sorgulamanıza vesile oluyor. Yazarın konuya genel hakimiyeti emniyet teşkilatı anlatılarındaki gerçekçi detaylarla kendini sık sık belli ediyor. Belirli bir gün aralığında geçen olay örgüsü ve detaylı anlatım tekniğiyle romandan kopmuyorsunuz. Yine sıkılmadan ve ülkede yaşananlarla bağdaştırmaktan kendinizi alıkoyamayacağınız düşüncelerle bitecek güzel bir roman var karşınızda.
1000Kitap
ZavallıTimur Soykan · Postacı Yayınevi · 201341 okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Sustuklarımızdan Aldığımız Yaralar,Sessizliğin Mirası
10/10
·245 syf.··
Beğendi
·
2026 6. kitabı
·
15 günde okudu
·
Okunma: 22 Haziran 2026 17:19
Merhaba sevgili okurlar ​Bugün kütüphanemin en özel köşelerinden birine yerleşen, kapağını kapattıktan sonra bile günlerce etkisinden çıkamadığım ve üzerine uzun uzun düşünmek istediğim çok derin bir eseri sizlerle paylaşmak için buradayım. Mustafa Gülaçtı’nın kaleme aldığı Sessizliğin Mirası Bir babanın sessizliğinden, bir oğlun kelimelerine uzanan hikaye.Okuyup bitirdikten sonra anladım ki bu cümle sadece edebi bir aforizma değil, kitabın her bir sayfasına, her bir satır arasına sızmış olan o muazzam gerçeğin ta kendisiymiş. Kendi iç dünyamda, kendi geçmişimde ve sustuklarımda derin izler bırakan bu eseri, tamamen kendi penceremden ve hissettirdikleriyle detaylıca kaleme almak istedim. Sessizliğin Mirası , aslında toplum olarak kanayan bir yaramıza, çoğumuzun bir şekilde hayatında karşılığı olan ama dile getirmekte zorlandığı o büyük ama sessiz trajedimize parmak basıyor. Sessizliğin Mirası'nı okurken kendimi sürekli bir empati çemberinin içinde buldum. Tahliller o kadar içten, o kadar bizden ve tanıdık ki. Okurken kendimi bazen o sustuklarıyla aslında çok şey anlatan, gururunun ya da yetiştirilme tarzının arkasına saklanan o babanın yerine koydum. bazen de o boşlukları kapatmak için çırpınan, bir cevap arayan, babasının gölgesinde kendi kimliğini kelimelerle inşa etmeye çalışan oğlun acısında, arayışında buldum. Karakterlerin hiçbiri yapay değil,sokakta yürürken görebileceğimiz, belki de bizzat kendi evimizde karşılaştığımız insanlar. Kitapta o kadar çok cümlenin altını çizdim, o kadar çok satırda durakladım ki. Ama sanırım bütün kurgunun, bütün o sessiz çığlığın özeti tam olarak şu cümleydi. ​"Bize bırakılan en ağır miras, doldurulmamış boşluklar ve zamanında sarf edilmemiş, içe atılmış kelimelerdir. İnsan en çok sustuklarından yara alır ve en çok sustuklarıyla yaralar sevdiklerini..." Elif
Duygu ve Düşünce
Sessizliğin MirasıMustafa Gülaçtı · Mahlas Yayınları · 20268 okunma
Sessizliğin Mirası
7/10
·100 syf.··
2026 26. kitabı
2026- 30. Kitap Kitabın Adı : Sessizliğin Mirası Yazarı : Mustafa Gülaçtı Yayınevi: Mahlas Yayın Grubu Türü : Roman Basım Yılı : - Sayfa Sayısı: 243 Sayfa Düşünceler : -Biraz 80 darbesini toplum ve aile üzerindeki etkisi,birazda yarım kalan bir aşk hikayesi bu -Babasından sessizliği miras kalan Timur, -Oğlu doğduğu gün hapse giren Timur'un babası Refik, -Eşi hapse giren çocuğu ile hayatta kalma mücadelesi veren Refik 'in eşi Zeynep, - 13 yaşında annesini 17 yaşında babasını kaybeden Timur 'la önce arkadaş,sonra sevgili en sonunda da eş olan Elif. -Konuşurken susanların, susarken konuşanların , haksızlıklar karşısında gerçeği korkusuzca haykıranların romanı bu. Bir solukta okudum. İki günde bitirdim. Vaktim olsa bir günde de Bir çok yerin altını çizdim. Kontrol altındaki hayat hayat değildir " Bilmiyorum " , çoğu zaman evet demeye cesaret edilemeyen bir ,"hayır" dı. Kelimeler insan nefes alamıyorsa bile yol bulur
Sessizliğin MirasıMustafa Gülaçtı · Mahlas Yayınları · 20268 okunma
Puan vermedi
Kızıl Gece 1 / Duru Mavi Merhabaaalar, kalemini çok sevdiğim Duru Mavi'nin serisiyle geldim. İlk kitabını okumuş bulunuyorum. Hazır indirimler devam ediyorken almak isteyenler olabilir diye hemen yorumunu gireyim dedim. Fantastik bir evren alarmı vereyim dostlarım, yeni bir fantastik evren tanımak çok hoşuma gidiyor. Bayılıyorum böyle büyüdür, Ana karakterimiz Rozelin, bir gün yardım vakfına gidip kan veriyor. Başına gelecekleri görse gidip hiç kan verir miydi hiç bilmiyorum valla. Bu arada tabi ki Rozelin'in gördüğü bir takım rüyalar anlam veremediği şeyler vardır. Nedenini tabi ki biliyoruz, bu kızımız fantastik bir evrene ait. Rozelin, kan verdikten sonra bayılıyor ve kendini başka bir evrende buluyor. En sevdiğim böyle anısızın ana karakterin başına bir şeyler gelmesi. Tabi kızın sevgilisi olmadığı halde hamile olması açıkçası bana da şok oldu. Asla böyle bir şey beklemiyordum. Kaos, intikam, entrika ne ararsanız var. Oh oh bayılırım kavgaya, tabi ki kitapta geçenlere bayılıyorum. Aydınlık Bölge ve Kızıl Bölgemiz var bu iki bölgenin liderleri birbiriyle kavgalı. İki bölgede de güçlü iki lider var. Ben Kızıl Bölge lideri Biran Nuh'a azıcık düşmüş olabilirim. Biraz sert bir karakter ama hoşuma gitti. Rozelin'i başta, Timur'un sevgilisi sanıp ondan intikam almak için kullanıyor falan oh olaylar sarpa sarıyor, en sevdiğimiz. Yazarın kaleminden daha önce ben Fırtına Zamanı'nı okumuştum gerçekten aşırı güldüğüm bir kitaptı. Fantastik kurgu okuma şansım olmamıştı. Nasıl bir evren okuyacağız çok bilmiyordum lakin beklentimi karşılayan bir seriye başladığımı düşünüyorum. İkinci kitapta elimde var, vakit kaybetmeden okumaya gidiyorum.
Kızıl GeceDuruMavii · Vera Kitap · 2026203 okunma
İlk ama son değil..
10/10
·256 syf.··
Beğendi
·
2026 16. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 17 Haziran 2026 15:22
Doğan hoca, bizim aile kitaplığımızda hep yer edinse de hiç fırsat olup da onun kitaplarından birisini okuyabilme fırsatı edinememiştim. Belki de onları okuyup algılayabilecek yeterli olgunluğa ve kapasiteye ulaşamadığım için. Mış Gibi Yetişkinler bu nedenle benim rahmetli hocamızdan okuduğum ilk kitabı. Ve yine bu nedenle bir anda Timur ve Yakup hoca karakterlerinin içine, sohbetlerine dahil olunca bir dumura uğradım. Ancak öğrendim ki aslında bu iki başrol karakter Doğan hocanın "Gerçek Özgürlük" kitabında da yer ediniyor. Yakup hoca ve Timur'un sohbetleri bütün kitabı oluşturuyor diyebiliriz. Şöyle ki Timur, Hatice teyzesinin evinde bir süreliğine kalmakta. Hatice teyzesi, eşi Recep Bey, ergenlik çağına yeni giren kızları Ayla ve yedi yaşındaki oğulları Erol ile beraber yaşıyor. Timur öncesinde zaten Hatice teyzesinin ve Recep eniştesinin kendi aralarındaki ve çocukları ile olan iletişimdeki sorunları gözlemliyor. Ancak bir gün teyzesi oğlunu yok yere dövdüğü zaman bütün bu gözlemlerini paylaşmak için hocası Yakup'a gidiyor. İkisi arasındaki sohbetler bu şekilde başlıyor. Ve ilk kavramı öğreniyoruz: Yetişkin Çocuklar. Yetişkin çocuk, bedenen geliştiği halde duygusal olarak gelişemeyen insanları ifade ediyor. Ve bu çocuk kalmış insanların hayatlarını, yaşam örüntülerini, aile sistemlerini, toplumla ve aile içindeki sistemlerini, ikili ilişkilerini Timur Bey'in ailesi üzerinden konuşuyorlar. Sonrasında ise çoğalıyorlar. Hatice teyzenin yeğeni de katılıyor onlara, yani Leman Hanım. Leman Hanım'da Eskişehir'den İstanbul'a gelmiş. Çünkü 8 ay önce evlendiği eşi ile bazı sorunlar yaşıyorlar. Eşinin evlenmeden önceki haline oranla çok değiştiğini, kendisine ve ailesine karşı olumsuz söz ve davranışlarda bulunduğunu anlatıyor. O da bu sohbetlerde kendisini anlatıyor ve
1000Kitap
'Mış Gibi' YetişkinlerDoğan Cüceloğlu · Kronik Kitap · 20253,264 okunma