Kitabın akışını gerçekten çok sevdim. Daha önce okuyup yarıda bırakmıştım. İlk sayfaları çok depresif gelmişti fakat tekrar okuduğumda o kadar karamsar bir kitap olmadığını, hatta yazarın her olaya kayıtsız kaldığını, hiçbir anlam yükleyemediğini gördüm. Bu anlamsızlığı, yabancılığı çok ilgimi çekti. İnsanın, başına gelen bu denli kederli olayları ,yapılacak bir şey yok olan oldu, düşüncesiyle yaşamasına hayret ettim. Kendi ölümüne bile kayıtsız kalması aslında bir taraftan yaşamak istemesi ama her şeyi kabullenmesi oldukça dokunaklıydı . Kitap çok açıkça anlatılan bir kitap değil daha çok okuyucunun yorumlamasına, anlamasına bırakılmış bir kitap. Neden annesinin ölümüne karşı bu kadar soğuk kanlıydı? Neden onu huzurevine bırakmıştı? Ve öldürdüğü arabı ilk kurşunundan sonra neden bekleyip tekrar 4 ateş etmişti?… Şahsen karakterin iç dünyasını bilmek isterdim. Geçmiş hayatını, önceden yaşadıklarını, yabancılaşmasını, hayatı anlamlandıramamasını bilmek isterdim. Belki de bu yüzden kitap bana ilgi çekici gelmiştir.