Scarlet, ay günlükleri serisinin ikinci kitabı. Bu kitapta hem Cinder'in neler yaptığını hem de Scarlet'i okuyoruz. Zaten kitabın sonlarına doğru yaklaşırken ikisi bir araya geliyor. Bu kitabı kesinlikle ilkinden daha çok sevdim. Scarlet Cinder'dan daha bir hazırcevap ve olgundu bu yüzden bir 'oh be' dedim resmen. Cinder bir nevi üvey annesinin bir nevi malı sayıldığı için ona bağlı kalmak zorundaydı ve bu beni ilk kitapta biraz sıkmıştı açıkçası. Fakat Scarlet'in tam tersi olmasından aşırı memnun kaldım. Bu kitapta o kadar etrekşınlı bölümler vardı ki hop oturup hop kalktım resmen. Detaylar gerçekten çok iyi işlenmişti, geçmişle olan bağlantıları okurken resmen ağzım açık kaldı bu kadar da iyi anlatılamaz yani diyerek. Kaptan Thorne en sevdiğim karakterlerden oldu onun sahnelerini cidden çok severek okudum, çok eğlenceliydi. Wolf kitaba girdiğinde önce bir 'ne ayaksın oğlum sen' oldum ama sonra onu da sevdim. Ve artık gerçekler ortaya çıksın ya diye diye bir hal oldum yani imanım gevredi. 'Doğrusunu bildiğim yalanları okurken ben' moodunda okudum resmen kitabı. Şimdiden hissediyorum, ay günlükleri serisi çoğu kişide olduğu gibi benim de gönlümde taht kurdu. Kitaplıkta gözüme her çarptığında elime alıp sayfalarını karıştıracağına eminim:'). Lütfen sizde okuyun bu seriyi lütfeeen, emin olun pişman olmayacaksınız. Kocaman bir 10/10. Sevgiyle kalın <3.
"Eve girmene izin vermem, sana güvendiğim anlamına gelmiyor."
"Elbette." Wolf tamamen boyun eğmişçesine başını salladı. "Ben de olsam bana güvenmezdim."