Efe T.

Efe T.
Kalk, uyan. Yoksa ardı hicrandır.
Öğrenci
Lise
Mersin
Tarsus
252 okur puanı
Mart 2021 tarihinde katıldı
Biraz Atatürk, Biraz Fıkıh ve Çok Fazla Din Üzerine Hasbihâl
7/10
·40 syf.··
2024 2. kitabı
·
2 saatte okudu
·
Okunma: 22 Ocak 2024 16:22
Efendiler, ben bu Hafız Yaşar'ın hatıratlarından da anlıyorum ki, Siyasal İslamcı vehçe; din düşmanı - iddiaları şöyle ki Mustafa Kemal dine zarar vermiş - Mustafa Kemal'den dinî olarak daha fazla zarar vermişlerdir bu ülkeye. Mustafa Kemal bir filozoftur, filozof çok sorgular. Filozof karşıdaki ismini söylese durur, tenkit eder, sorgular, hafızasını yoklar, iyice düşünür ve tavır koyar. Çok iyi bir timsal olarak, henüz felsefe göreceğimiz senenin ilk dersinde felsefe öğretmenimiz şu cümleyi kullanmıştı: "Ben, karşıdaki adam 'Allah tektir, vardır' dese durur iki dakika düşünürüm" Bu küçük timsal bile, filozofların ne tür bir inanç eğiliminde olduklarını bence çok iyi bir şekilde ortaya koyuyor. Mustafa Kemal de bir filozoftur demiştik. Dinî yaşamında inişler, çıkışlar olmuştur, normaldir. Hem kimin dinî yaşamı tamamen teslimiyet üzerine kurulu ki? Demem o ki insan hayatının bir bölümünde Allah'ı ve O'nun mahiyetini iyice, pek iyice düşünür. Bu süreçten şüphe yok ki Mustafa Kemal de geçmiştir. Böylesi büyük bir adamın bu meseleyi irdelememesi zaten saçmalık olurdu. Bağlamaya çalıştığım nokta, kimilerine göre Mustafa Kemal bir süre Deist, bir süre de Müslüman olarak yaşamıştır. Ve muhtemelen de Müslüman olarak ölmüştür. *** Karşıt telakkideki hangi arkadaşına sorsam, Mustafa Kemal'in dinsiz olduğunu, vatanı da dinsizleştirme politikası güttüğünü söyler. Beş aşağı beş yukarı karşıt telakkidekilerin temel argümanı budur. Bu argümanı da meclis zabıtlarında yer alan "Gökten indiği sanılan kitaplar." bölümüyle ve İstiklâl Mahkemelerince yargılanan sakallıların yok sadece şapka giymedi diye, yok Kur'an okudu diye, yok cart diye yok curt diye falan filan destekliyorlar. Bence ne beni, ne de kimseyi Atatürk'ün dinî inancı bağlamaz. Bizi bağlayan nokta, 'dinî inancını
Politika ve Din
Atatürk'le On Beş Yıl (Dini Hatıralar)Hafız Yaşar Okur · Sabah Yayınları · 196237 okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.

Efe T.

, bir kitap okudu
7/10
·40 syf.··
2 saatte okudu
·
2024 2. kitabı
Ancak, millete ait işleri milletten gizli tuttular. Hutbelerin halkın anlamıyacağı bir dilde olması ve onların da bugünkü icabat ve ihtiyaçlarımıza temas etmemesi, Halife ve Padişah namım taşıyan müstebitlerin arkasından köle gibi gitmeye mecbur etmek içindi. - Atatürk, Balıkesir Hutbesi
Biliyoruz ki, Hazreti Peygamber zaman-ı saadetlerinde hutbeyi kendileri verirlerdi. Gerek Peygamber Efendimiz, gerek Hulefayı Raşidinin hutbelerini okuyacak olursanız görürsünüz ki, gerek Peygamberin, gerek Hulefayı Raşidinin söylediği şeyler, o günün meseleleridir. O günün askerî, idari, malî, siyasî ve İçtimaî konularıdır. - Atatürk, Balıkesir Hutbesi
bkz: Balıkesir Hutbesi·Kitabı okudu
Kemalist Rejimde Tanrı Dayatmasının Kaynağı Atatürk Değil! Bir Hafız...
(...) O gün anladık ki, tercüme ettirilmiş olan Bayram Tekbiri kendilerine meşk ettirilecektir. Hafızlar ikişer ikişer oldular ve şu metin üzerinden meşke başladılar: «Allah büyüktür, Allah büyüktür.» Sultan Selimli Hafız Rıza Efendi bu tercümeye itiraz etti. Bolu mebusu Cemil Beye dönerek: «— Efendim, dedi: Türkün Tanrısı vardır. Bu «Tanrı» şeklinde okunursa daha muvafık olur kanaatindeyim.» Rıza Efendinin bu teklifini Cemil Bey pek ilgi çekici bulmuş olmalı ki, arz etmek üzere hemen Atatürk'ün huzuruna girdi. Döndüğü zaman hepimizi Gazinin yanına götürdü. Atatürk, tekbir tercümesinin sadeleştirilmesi hususunda gösterilen arzu üzerine: «— Peki arkadaşlar , dedi: Tekbirin tercümesini okuyunuz bakalım.» Okundu,: «Tanrı uludur, Tanrı uludur. Tanrıdan başka Tanrı yoktur. Tanrı uludur, Tanrı uludur ve hamd ona mahsustur.» Atatürk bu tercüme şeklini çok beğendi. O gece geç vakitlere kadar huzurlarında kalındı, hep bu konu üzerinde saatler süren irşat edici direktiflerde bulundular ve hafızların ertesi akşam yine -gelmelerini emrettiler.
Atatürk ve Din