Keşfinden az zaman sonra, Lord Carnarvon can çekişmeye başladı ve korkunç vizyonlar içinde, Tutankhamon’un İsmini haykıra haykıra öldü. Albay Aubrey Herbert, kralın mumyasını görür görmez, hemen hemen o anda toprağa verildi; sonra, Lord Camarvon’a hastalığı süresince bakan hemşire, mezarda onu takip etti. Bütün Teb ovasında ağızdan ağıza «firavunun lânetlinden söz edilmeye başlandı. Howard Carter’in sekreteri, mezarın açılışı sırasında hazır bulunan. Lord Westbury’nin tek oğlu, bilinmeyen bir hastalığa yakalanarak esrarlı bir şekilde öldü. Sonra sırasıyla, Howard Carter’in yakın dostu Profesör La Fleur, cenaze odasının duvarını delen Arthur Mace, Tutankhamon'un mezarına ilk girenlerden ve birkaç gün sonra kendini asan Doktor Evelyne White öldüler. Zamanın bir havâdis yazarı, bu sonuncu için «Ona yaşayacağı hayat yerine ölümü tercih ettiren bir lânetten öldü» demektedir. Sonra, Tuntankhamon’un mumyasının radyografisini incelediğinin ertesi günü Archibald Douglas Ree, anlatılmaz bir fenalık hissederek ânî bir ölümle öldü. Otto Neubert’in bize naklettiğine göre, bu kadar esrarlı ölümler hakkında, kendi adına araştırma yapmak isteyen bir Mısır hükümet mensubu, yanına bir yılan oynatıcısı alarak Krallar Vâdîslne gitti. Araştırmasına başlar başlamaz o da öldü! Bundan sonra da, Eski Mısırlıların öbür dünyasına yapılan bu meş’um seferden sonra, mumyaya ilk dokunanlardan biri olan Douglas Derry; Tutankhamon’un silahları arasındaki bir maşrapaya dokunan G. Davis; Lady Carnarvon,
Profesör Breastead, Winlock, Hakness, sir Alan Gardiner. Foucard, Jay-Gould, Joel Woolf toplam olarak ön yedi kişi öldüler! Ayni ekipten bunca ölümü nasıl açıklamalı? Otto Neubert «Bir zehir miydi?» diye yazıyor; Mısırlılar zehirlerin karışımı hakkında çok büyük bilgi sahibi idiler. Rahipler ölü odasının