Mısırlılar cesedi, cenaze odasına koymadan önce tuz ve ziftle işleme tâbi tutuyorlardı.
...
Rahipler ölüler Kitabının bazı bölümlerini okurken kadavranın kılları özenle tıraş ediliyor, burun deliklerinden sokulmuş özel demir araçlarla beyin parça parça çıkarılıyordu. Sonra operatör karnı açıyor, iç organları boşaltıyordu.
...
Yalnız, kalp, yerinde kalıyordu; çünkü ölüler Kitabında şöyle yazılıydı: Gerçek kalbin seninle birlikte olacak. Bedenin içi dikkatlice şarap ile yıkanmıştı; atar damarlara kimyasal bir madde şırınga ediliyordu. Yağlar kazınıyor, karnın içi balmumu, siyah frenk üzümü, tarçın, kavrulmuş lotüs tohumlan, sedir yağına batırılmış kumaş tamponlar, mür, antiseptik yağlı cisimlerle dolduruluyordu. Gözlerin yerine sırça gözbebekleri yerleştiriliyordu. Ciğerler, karaciğer, barsaklar ve mîde Yunanlıların «Canope»bdedikleri dört vazoya konulmadan bozulmamaları için ilaçlanıyordu. Erman tarafından bildirildiğine göre (Canope) vazolann içinde keten sargılarla ayrıca sanlmış phallus’lar (erkeklik uzuvları) bile bulunmuştur. Bu temizleme ve iç organların boşaltılması işlemlerinden sonra, eller, ayaklar ve yüz, önceden katrana batırılarak pisliklerden (mikroplardan) arındırılmış şeritlerlebsarılıyor, şeritler arasına, önceden de söylediğimiz gibi, muskalar, söğüt ve zeytin yapraklarından yapılmış çelenkler, peygamber çiçeği demetleri, mavi lotüs yaprakları konuyordu. Mumyanın bir insan vücûdu şeklini koruması için, keten şeritlerin vücûda çok sıkı sarılarak onun biçimini bozabileceği yerlere, hazırlayıcılar koruyucu tamponlar koyuyorlardı.
Kullanılan keten şeritlerin uzunluğuna gelince, bir mumya üzerinde, mumyayı tamamen sarmak için, sekiz defa katlanmış, yirmi metre uzunluğunda bir keten parçası bulan Dr. Derry’nin keşfini hatırlatmak klasik olmuştur. Bu band