Tamer Yiğit

Tamer Yiğit
@tmrygt
Satan sum et nihil humanum a me alienum puto
çünkü ölülerin de bir haremi vardı - çok iri kalçalı çıplak kadın heykelciklerine de bir yer ayırmak gerekmektedir. Haklı tutkuların rahatlığını bozmamaları, ölü ocağını hiç terk etmemeleri, cenaze odasından kaçmamaları için bu kadın heykellerinin bacakları yoktu; kuşkusuz, bu dünyadakiler gibi, bunların sahipleri de kıskanç olduklarından, câriyelerinin başka yerlerde suçlu ilişkiler kurmalarından korkmamaları gerekiyordu.
Sayfa 135·Kitabı okudu
Tarih
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Gökyüzü ziyafetlerinin güzel müzisyenleri, açık saçık giyinmiş, ölüler önündeki genç dansözler, Nübya prensleri tarafından hediye edilmiş küçük zenciler, neredesiniz?
Sayfa 119·Kitabı okudu
Tarih
Ünlü ejiptolog A. Erman şöyle yazar: insan doğuda doğmuştur, batıya doğru gider. Ölümünden sonra ölü, güneşin gece bölgesindeki ilerleyişini, doğudaki ilk noktasında bulunmak, ulûhiyetle birleşmek ve ebedi ışığa girmek için izler; ölüler batıdan doğuya giderler; metnin esas teması budur. Cenaze mabetleri ve mezarların niçin Nil’in batı kıyısında İnşa edildiğini de böylece anlamış oluyoruz: ölüler ülkesi batıda bulunur, bunun için güneş de batıdan batar.
Sayfa 115·Kitabı okudu
Tarih
Yaşayanların, dünyada gölgeleri nasıl kendilerine yapışıksa, ka'da Douat’ın yalnızlık ve derinliklerinde böyle idi. Genellikle denilebilir ki her insan, doğan güneşin ışığını görür görmez, Ka’sı ile yürür. Kuşkusuz kimse bu öbür benliğini ne görmüş ne de ona dokunabilmiştir. Bu, ciğerlerini dolduran hava, bakışını aydınlatan ve sözünü canlandıran düşünce gibidir.
Sayfa 105·Kitabı okudu
Tarih
Horus’un gözü kökenini güneşin ışığından alan, onunla birlikte var olan, bu ışıktan çıkıp onunla karışan ruhun ışığını simgelemektedir... Horus’un gözleri insanları ve eşyayı yaratmıştır. Semâvî yüzün gözleri evreni gördüğü zaman, evren vücut buldu; güneşin ışıkları bir gözyaşı dalgası gibi, evreni kapladı; böylece Horus’un gözünden dökülenler, İnsanlara ve tanrılara gerekil olan hayatı verdi...Güneşten dağılan ışık gibi, Horus’un gözü bütün realiteyi yarattı. Böylece, dünyada yaşayanlar, ölmek için doğmuş yığınlarca varlık, Râ'nın gözbebeklerinden, ilk ve dölleyici ışıkla beraber fışkırmıştı; çünkü: Râ insanların bedenlerini gözünün ağlayışları ile yaptı...diye yazılmıştır. ..Her ruh gökyüzüne doğru uçar. Işıkta, güneşte ışınmaları canlıların vücutlarını yaşatan, yeri güneş olan tanrısal-evrensel ruhta eriyecektir. Evrensel ruhta eriyecektir. Evrensel ruh, ruhların ruhu, bütün yaratıkların hayat kaynağı, tanrısallığın ta kendisi, tanrıları yapan esrarlı ruh olup tanrılar onun şekilleri ve tezahürleridir.
Sayfa 101·Kitabı okudu
Tarih