Tunahan İNCE

Çin,Hint ve Antik Yunan İlk Çağ Felsefesi
7/10
·305 syf.·
2023 24. kitabı
Birçok alıntı paylaştığım ve severek okuduğum bir eser oldu diyebilirim. İlk Çağ, Çin, Hint ve Yunan felsefelerini kronolojik bir biçimde irdeliyor yazar. Bu şekilde ilerlediği için bölüm bölüm benzerlikler ve farklılıklar ile alakalı olarak bağdaştırma yapabiliyorsunuz. Bu da, görüşlerin aklınızda kalmasını ve daha iyi oturmasını sağlıyor. Benim en çok hoşuma giden bölüm Antik Yunan Felsefesi bölümü oldu. Bu çağa ait bilgim daha önce vardı fakat Çin ve Hint İlk Çağ felsefesine dair pek bir bilgim yoktu. Bu iki felsefenin basitliği ve insanı temele alan anlayışı çok hoşuma gitti. Mutlaka okumanızı tavsiye ederim.
Felsefe-Düşünce
İlkçağ FelsefesiH. J. Störig · Yol Yayınları · 201588 okunma
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Stoacılığın Ana Odağı
“Bunun için, insanın en başta gelen görevi kendi kendisine karşı savaşmaktır, nefis mücadelesidir. Yüce erdeme ise insan ancak, kendi nefsini körletirse, ruhunu her türlü tutkudan, isteklerden tümüyle temizler, kurtarırsa erişebilir. Bu duruma Stoacılar isteksizlik, «apat- heia» derler. (Bir psikoloji terimi olan «apathy»nin kökeni buradadır.) Bu aşamaya erişmiş olan kişi ise ermiştir. Özgür olan yalnız odur. O gerekli olan neyse onu bilir ve yapar. Yalnız o kişi zengin, doğru, erdemli ve mutlu sayılabilir. Ve o kişi dışarıda olan şeylerden bağımsızdır ve bir imparator gibi başına buyruktur. Bütün öteki insanlar - ki bunlar çoğunluktadır - çılgınlardır. Buraya kadar açıklanan düşünceler gerçekte Siniklerin düşünceleridir. Stoacılar bunları geliştirmeye çalışarak - ki burada daha çok Romalıların etkisi görülür - bir insanın uyum ve huzur içinde yaşayabilmesi için, sorumluluklarını bilmesi ve görevlerini yerine getirmesi gerektiğini ve bunun erişilmeye değer yüce bir amaç olduğunu belirtmişlerdir.”
Felsefe-Düşünce
Stoacılar
“Yaşam, sağlık, varlık, onur ve bunun gibi başkalarına sevinç ya da kıvanç veren şeyler ve yaşlılık, hastalık, ölüm, yoksulluk, kölelik ve onurunu yitirme gibi başkalarına üzüntü ve korku veren şeyler bir Stoacının gözünde ne iyidir ne de kötüdür, önemsizdir.”
Felsefe-Düşünce
Marcus Aurelius
“Daha 12 yaşındayken Stoacılığın ilkelerini benimsemiş olan İmparator Mark Aurel, bunlara yalnız özel yaşamında değil, bir devlet adamı olarak yaptığı işlerde ve davranışlarında da bağlı kalmış, bütün yaşamı boyunca uymuştur. Yüreklilik, serinkanlılık, sorumluluk taşıma gibi Stoacı erdemler onda en güçlü bir biçimde ve görkemli bir imparator kişiliğinde gerçeğe dönüşmüştür. Bu kadar büyük bir gücü elinde tutup da nefsine bu kadar hakim olabilen bir kişinin eşine tarihte bir daha rastlanmamıştır “Asya Avrupa - dünyanın bir köşesi; koca okyanus evrende bir damla; Athos (Yunanistan'da bir dağ) yeryüzünde küçücük bir nokta; ve şimdiki zaman sonsuzluktan bir an.” Bir imparotor bunları söyleyebilmişse oldukça yüksek bir yerlere gelebilmiş demektir.”
Felsefe-Düşünce
Sinikler
“Sinik öğretide her şey çok kolay ve açıktır. Scho- penhauer'de de görülen "insanın neye sahip olduğu değil, ne olduğu önemlidir" ya da "dışa değil içe bakılır" düşüncesini daha o zamanlar ortaya atmışlardır.Siniklerin en ünlüsü Büyük İskender'in çağdaşı olan Sinoplu Diyojen'dir (Diogenes). Anlatıldığına göre, dünya fatihi Büyük İskender ona "Dilebenden ne dilersin?" diye sorunca, o da "Gölge et- me!" (Gölge etme başka ihsan istemem!) diye karşılık vermiş. Bunun üzerine Büyük İskender, "İskender olmasaydım Diyojen olmak isterdim." demiş.”
Felsefe-Düşünce