Geçmişte işçi sınıfına göre daha derli toplu görünen, iyi giyimli kimselerin olduğunu sanmakla ne büyük aptallık etmişti. Kültürün giyimle atbaşı gittiğine, üniversite eğitimiyle derin bilginin aynı şeyler olduğuna inanarak nasıl da kendini kandırmıştı.
Profesör Caldwell sayılmazsa Ruth'un evinde büyük bir beyinle karşılaşmamış, onunla da sadece bir kez görüşebilmişti. Kalanlarsa kalın kafalı, andaval, yüzeysel, dogmatik ve cahildi. Martin'i en çok şaşırtan şey onların cehaleti olmuştu. Ne olmuştu onlara? Eğitimlerini ne yapmışlardı? Kendisinin okuduğu kitaplara onlar da ulaşabilirlerdi. Nasıl olur da kitaplardan bir şey öğrenmezlerdi.
"Dünyanın tüm müzik uzmanları istedikleri kadar haklı olsun. Ben yine de kendi hazlarımı insanoğlunun ittifakla verdiği hükümlerden önemsiz görmeyeceğim. Eğer bir şeyi sevmediysem sevmedim demektir, o kadar. Şu güneşin altındaki hiçbir sebep sadece türdeşlerimin çoğunluk onu beğeniyor veya beğenilmesi gerektiğine inanıyor diye o beğeniyi benim de taklit etmem gerektirmez. Hoşlandığım ya da hoşlanmadığım şeylerde modayı takip edecek değilim."