Dünyada her şeyi yapabileceğine inanıyor, gelecek günlerden korkmuyordu. Onu üzen ve korkutan bugündü. Devam etmesi gerektiği hâlde sürüp giden bu hayat, onun kendine olan güvenini de kemiriyor ve içinde şüpheler uyandırıyordu. Bazen kendi kendine ''Niçin ben hiçbir şey değilim?'' diye sorar ve buna inandırıcı bir cevap veremezdi.
Kendisinin dünyaya bir iş için geldiğini belirsiz bir şekilde hissediyor fakat bu işin ne olduğunu bilmiyor ve etrafında, ''bu benim işim'' dedirtecek bir şey göremiyordu.
Hayatının bütün anıları gereksiz ve anlamsızdı. Ömrünün her hadisesi olmasa da olabilir, hayatına her giren insan girmese de olabilirdi. Bütün geçmişi kendisine ''Ah, neden böyle yaptım?'' veya ''Ah, niçin şöyle yapmadım!'' dedirtecek bir şey bulamıyordu ve bu, ömrünün çok iyi geçtiğinden değil, sadece, ömrünün her kısmına şu anda çok ilgisiz kaldığıdan.