ömer selçuk

Yeni bir ülke, bir model üzerine gelişir sanki hep. Önce, kurucular gelir. Güçlü kuvvetli, yürekli ve biraz da çocuksu insanlardır bunlar. Yaban yerlerde kendilerini korumasını bilirler, ama insanlara karşı saf ve çaresizdirler. Belki de, başlarını alıp herkesten önce gitmelerinin nedeni budur.
Reklam
Nerede o eski çocukluk günleri! Bir zamanlar, eski pabuçlardan kesilerek yapılmış sapanların içine koyup atmak için şöyle aşınmış, yassı bir taş bulmaktan başka kaygısı olmazdı çocukların.
Bir kaza sonucu kollarını yitiren birinin bu eksikliğe kendini alıştırması büyük çaba ister. Ama kolsuz doğan biri, onu garip bulan kişiler yüzünden acı çeker. Hiçbir zaman bir kola sahip olmadığı için, onun eksikliğinden acı çekemez.
Bir adamın sırtının, kasları yarılıp cılk yara oluncaya kadar kırbaçlanmasını hiçbir acıma, öfke, hatta ilgi belirtisi bile göstermeden seyretmek, nefse egemen olmanın zaferidir. Ve Adam bunu da öğrenmişti.
Ve anladı ki, insanlar ne kadar yoksul olurlarsa olsunlar, yine de verecek bir şeyleri ve onları vermeye iten bir içgüdüleri vardır. İçinde, yoksullara karşı bir sevgi büyüdü. Kendisi de yoksul olmasa, bu duyguları hiç duymayacaktı belki de