Üniforma, bir yandan insanın kişiliğini ortadan kaldırıyordu ama, öte yandan onu silahlı bir topluluğun güvenilir parçası haline getiriyordu. “Asker üşümez, asker acıkmaz, asker yorulmaz” martavalına herkesin inanması da galiba bundandı.
Yaya subayı, başıbozukluğunda bir tüfek uydurur, avcılık eder, avunur... Atlı olsan, at beslersin... Topçunun başıbozuğu kendisini hiç avutamaz. Çünkü kışladan başka yerde top yoktur.