"Yeniden..." diyebildim sadece.
Ne ben cehennemde ne de sen. Ne ben tutsak ne de sen ölüm. Ne ben diken ne de sen kan. Yeniden. Ne Ahuzar Soykamer ne de Timur Tönge. Sadece Timur ve Ahu. Sadece...
Sessizdi ama keskin kahvelerdeki titreme beni onayladı.
Yeniden, Ahu. En baştan. Ne senin bedenine ölüm işlensin ne de benim elime. Ne senin tüm kemiklerin kırılsın ne de benim kalbim. Yeniden.
"Yeniden..." diyebildim sadece.
Ne ben cehennemde ne de sen. Ne ben tutsak ne de sen ölüm. Ne ben diken ne de sen kan. Yeniden. Ne Ahuzar Soykamer ne de Timur Tönge. Sadece Timur ve Ahu. Sadece...
En nefret ettiğin şey kendinse..." dedi Ahu. "Seni sevmeye senden başlarım." Sıcak nefesi boynuma değdi. "Seni seviyorum, Timur Tönge. Her şeyinle. Yaşamda da ölümde de."
Sızı büyüdü. Onu hak etmediğim hissi de. Boktan hallice bir hayat sürmüştüm. Hayır duası alamayacak kadar da her şeye siktiri çekmiştim Neydi onu kaderime düşüren? Beni Beyrut'a, oradan da İstanbul'a sürükleyen, tam ayağının önüne atan, ateşiyle kavuran?
A-komutanim buzdolabından bir tencereden ses geliyor
M-on yıl önce kalan yemeklerden biri sakın kapagini açma o tencere toptan imha edilmeli
T-Tenceremin nesi varmış lan
M-Dile gelmiş sana sövüyor Tönge