Selin

Selin
@toothlessluv
"onlara artık yeni insanlar tanımak istemediğimi söyle bana inanmıyorlar güneş mi göreyimmiş, iki insan, açılsın mıymış içim beni alıp pencerenin önüne yerleştiriyorlar onlara bir salon çiçeği olmadığımı söyle hasarsız parçalarımın giderek azaldığını hiç değilse okunaklı bir ölüm için bir tık hayatla arama bir boşluk bıraktığımı bana inanmıyorlar tıpkı inanmadıkları gibi; hem onları hem allahı aynı anda sevebileceğime tıpkı yüzümü arasında kuruttuğum kitapla bütün bu talanların bir ilgisi olmadığını söylediğimde dudaklarını aralayan müstehzi parlayış gibi hani söyleyecek çok şeyim var da kıyıp söylemiyorum der gibi sen söyle.. yarıldım / sebep(?) yırtıldım çıkardığım çirkin sesleri duyuyor musun tuhaf şeyler oluyor bak insan kendine yuvarlanınca insan kendine çarparak parçalanınca aklının tutunacak elleri de kopuyor ama tıpkı diğerlerinin uçuşan saçlarımı delil gösterip alnımın yangının yalnız o eşikte söndüğüne inanmadıkları gibi inanmadıklarında bir şey oldu bana bende, bana sığmayan bir şey ağustos gecesi dolaba konmayı unutulmuş yemek gibi ekşidim bir gecede sanki kokuştum
“Kötü bir anıyı unutmanın en iyi yolu güzel bir tanesiyle değişmektir.”
Bizi korkutan şey, ne adamın sefil hali ne de boynunda çıkmış olan ve yakasına değen ur'du. Bizi korkutan onun yalnızlığı idi.
Sayfa 16
Tanrım, hep beraber aynı şeyi düşünmenin ne anlamı varsa.
Bu neşeli ve akıllı seslerin ortasında yalnızım.
Sayfa 16
İşler çok kötü. Hiç iyi değilim! İçimde yine o pis şey var. Bulantı. Bu seferki yeni. Bir kafede yakaladı beni. Kafeler şimdiye kadar benim tek sığınağımdı. Çünkü hem kalabaklıklar, hem de iyi aydınlatılmışlardı. Artık bu da olmayacak. Odama tıkılıp kalacağım ve nereye gideceğimi bilemeyeceğim.