Yaşamak şakaya gelmez, büyük bir ciddiyetle yaşayacaksın.
Bir sincap gibi mesela,
Yani yaşamın dışında ve ötesinde hiçbir şey beklemeden,
Yani bütün işin gücün yaşamak olacak.
Yaşamayı ciddiye alacaksın.
Yani o derece, öylesine ki
Mesela kolların bağlı arkadan, sırtım duvarda
İnsanlar için ölebileceksin.
Hem de yüzünü bile görmediğin insanlar için
Hem de hiç kimse seni buna zorlamamışken
Hem de en güzel, en gerçek şeyin yaşamak olduğunu bildiğin halde.
Yani öylesine ciddiye alacaksın ki yaşamayı
Yetmişinde bile mesela zeytin dikeceksin.
Hem de öyle çocuklara falan kalır size değil.
Ölmekten korktuğun halde ölüme inanmadığın için.
Yaşamak yani ağır bastığından.
Diyelim ki ağır ameliyatlık hastayız,
Yani beyaz masadan
Bir daha kalkmamak ihtimali de var.
Duymamak mümkün değilse de biraz erken gitmenin kederini
Biz yine de güleceğiz anlatılan Bektaşi fıkrasına,
Hava yağmurlu mu diye bakacağız pencereden,
Yahut da sabırsızlıkla bekleyeceğiz en son ajans haberlerini.
Diyelim ki dövüşülmeye değer bir şeyler için
Diyelim ki cephedeyiz.
Daha orada, ilk hücumda, daha o gün